Sonu TARAFLI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "taraflı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu taraflı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında taraflı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde taraflı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TARAFLI

Yanı ve yönü olan. Herhangi bir yöreden olan. Yandaş.

  -   -   -  

Anlamında TARAFLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TARAFLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAPRAZ

Eğik olarak birbiriyle kesişen. Eğik bir biçimde. Karşı tarafın yanı. İki taraflı, karşılıklı. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu. Kopça, düğme. Bir tür olta iğnesi.

DİSGERMİNOM

Yaşlı köpeklerde ve kimi kurt ırklarında daha sıklıkla ve çoğunlukla tek taraflı görülen, lenf yumruları ve komşu organlara sıklıkla metastaz oluşturan yumurtalık tümörü. Erkeklerdeki testis seminomlarının dişilerdeki karşılığıdır.

YANDAŞLIK

Yandaş olma durumu, yanlılık, taraflılık, taraftarlık.

ÇATAL

İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.

SİGORTA

Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılmış olan iki taraflı bağlantı sözleşmesi. Bu tür sözleşmeleri yapan şirket. Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne veya düzen.

CADAMAN

İki taraflı kapanan yelek.

TEKÇİ

Tekçilik taraflısı olan, tekçilikle ilgisi olan, birci, monist.

FEOKROMOSİTOM

Böbrek üstü bezinin medullasındaki veya sempatik paragangliyonlardaki kromaffin hücrelerden köken alan, loplu ve kapsüllü, çoğunlukla sığır ve köpeklerde görülen, genellikle tek taraflı iyicil tümör, feokromoblastom, meduller kromafinom, meduller paragangliom, kromafin hücre tümörü.

AMFOTERİK

Ortamın pH derecesine göre bir bileşiğin hem bazik hem asidik olmak üzere iki taraflı iyonize olma durumu. Ortamın pH durumuna göre bir bileşiğin hem asit hem de baz yüklü olması durumu. Hem asit hem de baz özelliği gösteren, asit veya bazlarla birleşebilen. Zıt özelliklere sahip olan.

YANDAŞ

Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse, yanlı, taraflı, taraftar.

CEPHELİ

Yönlü, taraflı.

ARDIMAK

Çürümek, çürümeye yüz tutmak. Bayatlamak, bozulmaya, kokmaya yüz tutmak. Yükletmek. Yükü hayvanın üzerine iki taraflı yüklemek.

BUFTALMİ

Tavşanlarda göz küresinin tek veya çift taraflı olarak aşırı genişlemesiyle belirgin kalıtsal bozukluk. Buftalmus.

EKTRODAKTİLİ

Ön bacaklarda bir veya birden fazla parmağın yokluğu. Baskın bir gen sorumludur, kedilerde çift, köpeklerde ise daima tek taraflı olarak gelişir.

BİLATERALİS

Her iki tarafı etkileyen, iki yanlı, çift taraflı.

OYUNBOZAN

Birlikte yapılmasına karar verilen bir işten tek taraflı cayan (kimse), mızıkçı. Çeşitli sebeplerle oyunu bozan, yenilgiyi kabul etmeyen, kolayca darılan (kimse), ordubozan, mızıkçı.

GATİL

Yapılarda, duvar arasına iki taraflı konulan kirişler. Damın üstüne atılan, fazla kalın olmayan, düzgün, dayanıklı ağaç (Erzincan Merkez). Topaç (Kaman).

YANSIZLIK

Yansız olma durumu, bitaraflık, tarafsızlık, nötralizm. Asit veya alkali niteliği yok olma, etkisiz hâle gelme, nötralizm.

TEKELCİ

Tekel kuran ve bu tekeli kabul ettiren kimse, inhisarcı. Tekel görevlisi. Bir şeye, bir düşünceye tek başına sahip olma, benimseme, yayma taraflısı olan.

ALABULA

Çok renkli, karışık renkli. Kırmızımsı ve karamsı renkli eşya. Bulanık, biçimsiz, başka şekilde: Gözlerim alabula görmeğe başladı. Baştan savma, acele, yarım yamalak. İkiyüzlü, iki taraflı, şüpheli adam veya iş: Kadın lâfı alabula söylüyor.