Sonu TAPLA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tapla" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tapla ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tapla olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tapla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TAPLA

Üstünde yemek de yenilen yuvarlak hamur tahtası. Kasnağa geçirilmiş hayvan derisinden yapılan, un ve benzerleri şeyler konulan deliksiz kalbur. 1.Ekmeği korumaya yarayan fıçı biçimindeki, kapaklı bir kap, ekmeklik. 2.Yassı tahta. 3.Kısa kıydı, büyük sini. Üstünde yemek yenilen, yufka açılan tahta sofra.

SALTAPLA

Meyvesi tatlı, aşılanmış bir çeşit armut.

  -   -   -  

Anlamında TAPLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAPLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAMBURA

Kitapların ciltlenmesiyle sırt bölümünde oluşan yuvarlaklık.

BAP

Kapı. Kitaplarda bölüm, başlık. Arap dil bilgisinde mastar çeşitlerinden her biri. Konu, husus.

BENT

Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.

KİTAPSEVER

Öz ve biçim yönünden iyi nitelikli kitapları seçen, kitaba tutkuyla bağlı (kimse), bibliyofil.

BRAKET

Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme.

AMENTÜ

Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.

KATALOG

Kitaplıktaki kitapları veya belli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist. Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, eşyaları tanıtan, gösteren liste veya kitap, fihrist.

PÜRİTEN

Kutsal kitapları yeniden ve değişik bir anlayışla okumaya özen gösteren.

NESİH

Kaldırma, hükümsüz bırakma. Arap harflerinin, basımda ve yazma kitaplarda en çok kullanılan türü.

KİTAPLIK

Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya, kütüphane. Kitap yapmaya elverişli. Evlerde ve iş yerlerinde içinde kitapların bulunduğu oda. Kitap olabilecek kadar. Belli bir sayıda kitabı olan. Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak ilgilenen okurlara sunan kuruluş, kütüphane, bibliyotek.

SIRT

Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.

SUPARA

Osmanlı Devleti'nde okul kitaplarının genel adı.

AYRAÇ

Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.

MİNYATÜR

Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı. Bu biçimde yapılmış küçük resim. Bir şeyin küçük ölçekte kopyası veya benzeri.

ŞEMSE

Yazma kitapların cildine, baş sayfalarının üst bölümüne veya kumaşlara, kapı, pencere vb. yerlere işlenen veya çizilen güneş biçiminde süs.

MIKLEP

Ciltli kitapların sol cilt kapağında bulunan ve okunmakta olan yeri belli eden, ucu üçgenimsi, katlanabilir parça.

CİLTÇİ

Kitapları ciltleyen kimse, mücellit. Ciltevi.

TARİHÇİ

Tarihsel konular üzerinde araştırmalar yapan, tarih kitapları yazan kimse, müverrih. Tarih öğretmeni.

EVRAK

Resmî kurumlarda işlem gören belgeler. Kâğıt yaprakları, kitap sayfaları. Yazılmış kitaplar, mektuplar ya da yazılar.

KİTABİ

Kitapla ilgili. Kitaba uygun. Kitaba bağlı kalan, özgür düşünemeyen (kimse). Düzgün, dil bilgisi kurallarına uygun (anlatım). Kuru, sıkıcı (anlatım).