Kelimeler arşivi içinde; başında "tanıtı" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. tanıtı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tanıtı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tanıtı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TANITILABİLMEK
TANITILABİLME
TANITIVERMEK
TANITICILIK, TANITIVERME
TANITILMAK, TANITIMCIK
TANITILIŞ, TANITILMA
TANITICI
TANITIM, TANITIŞ
TANITI
TANITI
İletişim araçları yoluyla tanıtma işi. Duvar duyurusu. Seyircinin, bir tiyatronun oynadığı yapıta ilgisini sağlamak amacıyla, duvar duyurusu, gazete, radyo ve televizyon gibi iletişim araçlarıyla yapıtı tanıtma işi. Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan (gazete tanıtısı, radyo tanıtısı, el tanıtısı, vb.) yararlanılarak yapılan duyurular. Televizyon yoluyla yapılan tanıtı; bu tanıtı için hazırlanmış izlence. Bir yapıttan alınan ya da kalan parça.
TANITIM
Tanıtma işi, lansman.
TANITILMAK
Tanıtma işine konu olmak, takdim edilmek.
TANITIVERMEK
Hemen tanıtmak.
TANITIMCIK
Kısa, çarpıcı, akılda kalıcı tanıtım sözü, spot.
TANITIVERME
Tanıtıvermek işi.
TANITICILIK
Tanıtıcı olma durumu.
TANITILABİLMEK
Tanıtılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TANITILMA
Tanıtılmak işi.
TANITICI
Tanıtma işini yapan, tanıtan. Piyasaya yeni çıkarılmış ilaç, kitap vb. şeyleri tanıtan kimse, propagandist.
TANITIŞ
Tanıtma işi.
TANITILIŞ
Tanıtılma işi.
TANITILABİLME
Tanıtılabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TANITI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İLANCILIK
Ticari bir amaçla geniş topluluklara tanıtılmak istenen bir şeyi basın ve yayım yoluyla duyurma işi.
DOTTORE
Roma komedyasındaki Dosennus'un (bilgiç adam) italyan halk doğaçlama tiyatrosundaki uzantısı. Kimi kez düşünür, kimi kez dilci, kimi kez de tıp doktoru olarak kendini tanıtır. Şarlatandır, kendinin bilgili olduğunu göstermek isterken yanlış üstüne yanlış yapar. Herkese öğüt verir, ama kendisi bunların hiçbirini tutmaz. Kara bir pelerini, geniş şapkası ve dizlerine inen bir pantalonu vardır.
MODEL
Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. Otomobil vb.nde tip. Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. Benzer. Biçim. Bir özelliği olan nesne veya kişi. Manken.
ANAÖRNEK
Bir araştırmada ön sınama işlemlerinden sonra gözlem evreni olarak seçilmiş, yansıtım yeteneği ve büyüklük bakımından yeterli örnek. Belli bir türün adlandırılmasına ve bilimce ilk tanıtımına yarayan örnek.
DİVCON
ABD'de RCA ortaklığınca geliştirilen ve bilgisayarca depolanmış basılı bilgiyi almaçla veren aygıt. (Aygıtın girdisi, saniyede 2.000 harfi depolayabilecek güçtedir. Bu bilgi, almaçtaki görüntü üzerine bindirilerek ya da tek başına verilebilir. Divcon, özellikle, spor haberlerinde sonuçların açıklanması, seçim sonuçları, gazete başlıkları, tanıtılar, altyazılarda kullanılır).
İKONOGRAFİ
İkonların tanıtılması ve açıklanması.
LANSMAN
Tanıtım.
AÇIKLANIŞ
Açıklanma işi. Bir yapıtın, ilgilisi ile anlaşarak kamuya tanıtılması.
AFİŞ
Bir şeyi duyurmak veya tanıtmak için hazırlanan, kalabalığın görebileceği yere asılmış, genellikle resimli duvar ilanı, ası. Oyunların tanıtılmasında kullanılan çeşitli biçimde ve kimi kez resimli duvar ilânı.
ANAPLAZİ
Hücrenin kendine has özelliklerini kaybetmesi, hücre veya dokuda farklılaşma. Yapı, düzen ve boyanma özellikleri bakımından herhangi bir dokuya uyum göstermeyen ve onlara benzemeyen üremeler. Hücrenin kendine has özelliklerini kaybetmesi, dokuda farklılaşma yetersizliği veya kaybı. Tümör hücrelerinin tanıtıcı özelliğidir, andiferensiyasyon, farklılaşma kaybı.
TABELA
Üzerinde tanıtıcı, belirtici bir yazı, açıklama, işaret veya resim bulunan, tahta veya sac parçası, levha. Hastanelerde her hastanın gündelik yemek ve ilacının yazıldığı kâğıt. Hastane, yatılı okul, askerî birlik gibi toplu yemek verilen yerlerde, günlük yemek için çıkarılan erzakın türünü, miktarını gösteren çizelge.
CINGIL
Küçük üzüm salkımı. Boncuk, gümüş veya altın para ile yapılmış, başlığa veya giysiye takılan süs. Radyo programları öncesinde veya sonrasında çalınan, tanıtıcı, özel müzik parçası.
DEMONSTRASYON
Tanıtım gösterisi.
SERİM
Serme işi. Oyun, roman, hikâye, masal vb. anlatı türlerinde kişilerin ve çevrenin tanıtıldığı, konunun, olayın anlatılmaya başlandığı bölüm.
İZLENCELEME
Bir izlencenin tasarlanması, yazılması ve denenmesi ile ilgili işlerin tümü. Verilen bir sorunu bilgisayarda çözmek için gerekli komutlar dizisini hazırlama. Bir sinemada gösterilecek filmlerin seçimi, sürelerinin düzenlenmesi, filmlerin zamanında elde edilmesi, izlencenin yayımlanması, tanıtılması işi. Yapımı, yayını tasarlanan izlencelerin saptanması. İzlencenin, izlence çizelgesinin hazırlanması.
SPOT
Herhangi bir aynalı alet ile ekran üzerinde oluşturulan görüntü. Peşin. Tanıtımcık. Işıntı.
PROPAGANDİST
Tanıtıcı.
BOŞSÖZCÜLÜK
Gereksiz ve anlamsız sözcükleri kullanma alışkanlığı. Sözcüklere düşüncelerden daha çok önem verme eğilimi. Gerçeklerin belirtilmesi ya da tanıtılmasında gereğinden çok söze dayanma.
DUYURCA
Tanıtılması istenilen bir şeyin özelliklerini açığa vurmak ve kişiyi bu konuda etkilemek amacıyla yapılarak duvarlara yapıştırılan yazılı ya da resimli kâğıt.
GÖSTERMELİK
Gösterişi olan. Gerekli olduğu için değil, iş olsun diye yapılan. Tanıtım amacıyla hazırlanmış (nesne).