Kelimeler arşivi içinde; başında "tamlama" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. tamlama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tamlama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tamlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAMLAMASIZ
TAMLAMALI
TAMLAMAK
TAMLAMA
TAMLAMA
Bir adın başka bir ad, zamir veya sıfatla birlikte oluşturduğu kelime grubu, terkip: Evin kapısı. Bizim evimiz. Karlı dağlar gibi. Tamamlama.
TAMLAMALI
Tamlama içeren, terkipli.
TAMLAMAK
Tamlama oluşturmak. Tamamlamak.
TAMLAMASIZ
Tamlama içermeyen, terkipsiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAMLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAMLANAN
Tamlamada anlamı belirtilen, açıklanan ad, belirtilen, mevsuf: Evin önü. Öğretmenin kâhyası. Elma ağacı. Yeşil kitap gibi.
TUTAMLAMA
Tutamlamak işi.
TERKİBİ
Tamlama ile ilgili.
TERKİPSİZ
Bileşim içermeyen. Tamlamasız.
TAMLAYAN
Tamlamalarda temel olan bir adın anlamını açıklayan ad, zamir veya sıfat, belirten: Evin kapısı. Öğretmenin kitabı. Su yolu. Kırmızı defter gibi.
MEVSUF
Nitelenmiş, nitelikleriyle belirlenmiş. Sıfat tamlamasında tamlanan.
TAMAMLAMA
Tamamlamak işi, tamlama, itmam.
TERKİPLİ
Bileşim içeren. Tamlamalı.
TÜMLEÇ
Tümleyen şey, mütemmim. Genellikle fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan, herhangi bir ad durumunda bulunan, edat alan ad veya tamlama, meful, mütemmim.
SIRA
Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.
ÜZERİ
Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
TERKİP
Birleşim, birleştirme, bir araya getirme. Tamlama. Bileşim.