Sonu TAMAY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tamay" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tamay ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tamay olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tamay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TAMAY

Ayın bütün durumu, dolunay.

  -   -   -  

Anlamında TAMAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAMAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

INRIMA

Ne istediğini anlatamayan kim se: Inrımanın ne söylediği anlaşılmıyor ki.

ÖNİNCELEME

Bir araştırma konusunda ön bilgilerin yetersiz olduğu durumlarda başvurulan ve konunun içerimlerini saptamaya yarayan kılavuz inleme.

FİLDİRFİŞ

Mekik. Abdestini tutamayan çocuk.

YIĞILMAK

Yığma işine konu olmak veya yığma işi yapılmak. Düşmek, yıkılmak, kendini tutamayıp çökmek. Çok sayıda birikmek, toplanmak.

SÖYLENBİLİM

Söylenleri, geçmişin birçok değişikliklerle çağımıza ulaşan halkbilim belgeleri olarak gören, kendine özgü yöntemler yardımıyla söylenlerdeki gerçek olay ve kişileri saptamaya çalışan araştırıcıların kurdukları bilim dalı. bk. söylen, söylenbilim okulu, tarihsel söylenbilim, karşılaştırmalı söylenbilim. Söylenleri inceleyen bilim. Bir budunun söylenlerinin tümü. bk. söylen.

BUDUNBİLİM

Özellikle ilkel diye nitelenen budunların, ama son otuz kırk yıldan beri ilkel diyemeyeceğimiz toplumların özdeksel ve tinsel kültür öğelerini dizgeli bir biçimde açıklayan; türlü kültürler arasında karşılaştırmalar yapan, insanlığın kültür tarihini açıklamaya çalışan, kültürel göçleri ve kültürün genel gelişme yasalarını araştıran bilim. İnsanı konu edinen, özellikle ilkel toplumları ve onların özdeksel ve tinsel kültür değerlerini inceleyen, kültürler arası ilişkiler üzerinde düzenli araştırmalar yapan ve kültürün genel gelişme yasalarını saptamaya çalışan bilim. Kültürleri bütün boyutları içinde saptayarak bunların kaynak, gelişim, değişim ve tüm öteki sorunlarını birtakım sonuç, kural ya da yasaların yardımıyla çözmeğe çalışan bilim dalı. bk. halkbilim. Yeryüzünde yaşıyan insan topluluklarının ya da toplumlarının özdeksel ve tinsel ekinlerini karşılaştırmalı olarak, birbirleriyle ilişkileri içinde inceleyerek ekinin genel oluşum ve gelişim yasalarını araştıran bilim dalı.

YARGICILAR

Ölçek oluşturma işlemini nesnel temellere dayandırmak üzere başvurulan ve yaptıkları yargısal değerlendirmelerle sınarların ölçek konumu ya da sayıllarını saptamaya yarayan kişiler.

SİDİKLİ

Üstüne sidik bulaşmış bulunan. Sidiğini tutamayan, üstüne işeyen.

SÜZEĞEN

Sidiğini tutamayan.

KAPALICA

Düşünceyi açık ve seçik anlatamayan (tümce, söz).

ÖLÇÜM

Ölçme işi. Ölçülerek elde edilen sonuç. Ölçümleme sonucu, takdir. Eli işe yatkın, becerikli, usta. Doktor. Fal. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi. Özdeğin türlü görünümlerini ve bunların niteliklerini karşılaştırabilmek ve dolayısıyla niceliklerini belirleyebilmek amacıyla nesnelere, ilişkin olduğu niteliğe uygun belli kurallara göre sayı verme işlemi. Bir kümenin altkümelerinden oluşan bir dolam üzerinde artı değerler alan sayılabilir toplamsal küme işlevi, Anlamdaş. sayılabilir toplamsal ölçüm. Türlü toplumsal olguların özelliklerini uygun ölçü araçları kullanarak sayısal olarak saptamaya yönelik bir bilme süreci. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Şekil, biçim, tarz. Acemi, beceriksiz. Şımarık.

DEVİRÖLÇER

Bir ya da birkaç bulucuyla kullanılan ve nükleer reaktörün devrini saptamaya yarayan ölçüm aygıtı.

RADAR

Radyo dalgalarının yankısını alarak cisimlerin yerini ve uzaklığını bulabilen, genel olarak uçak ve gemilerde kullanılan cihaz. Trafik polisleri tarafından kullanılan, taşıtların hızını saptamaya yarayan aygıt. İçgüdü, seziş.

SIÇAĞAN

Büyük abdestini kaçırmayı adet hâline getiren, tutamayan (kişi). Tabansız (kişi).

YERSİZCE

Düşünceyi iyice anlatamayan ve yerinde kullanılmamış olan sözcük, deyim.

FIŞFIRDAL

Sidiğini tutamayan kişi.

ALKALİMETRİ

Ayarlı asit çözeltileri yardımıyla alkali çözeltilerinin derecesini saptamaya yarayan, gıda maddelerinin kimyasal analizlerinde yararlanılan bir titrimetrik yöntem.