Sonu TALA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tala" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tala ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tala olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tala olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

KARTALA, MAŞTALA, PEŞTALA, TARTALA

6 harfli kelimeler

KOTALA, MÜTALA, ORTALA, ŞATALA, TATALA

4 harfli kelimeler

TALA

Bazı kelimelerin anlamları

TALA

1.Tarla. 2.Ormanların ortasındaki boş, ağaçsız yerler. 3.Dağ sırtlarındaki basamaklar. Ufak dalgacıklar. Bulut parçaları. Kırkılmış koyun, keçi. Dalgıç. Kumar oynayanlardan alınan kağıt yıpranma parası. Tarla.

TARTALA

Altüst olmuş, karmakarışık. 1.Yağma, talan. Kuru ve yaş yemiş. Bol, çok : Dağda odun tartala. Yağma, talan. Bir kimseyi kovalayarak verilen korku, heyecan. Gereksiz nesne, pılı pırtı. Kuruyemiş, çerez.

MÜTALA

Arapça kökenli mütâlaa: mütalaa.

ŞATALA

Alık.

KARTALA

Mayasız hamurdan yapılan peynirli ya da peynirsiz pide.

MAŞTALA

Tütün, sebze fidesi.

ORTALA

Alıcı yönetmenine, konuyu çerçevenin ortasına getirmesi için verilen komut.

PEŞTALA

Görevi olmadığı halde bir işe karışan, kendisine aracı süsü veren.

TATALA

1.Bayırlarda yetişen, yüzük biçiminde bir çeşit ot. 2.Yendiği zaman insanı rahatlatan, hekimlikte kullanılan yabanıl bir ot. Sürü sürü gezen, keklik büyüklüğünde ve kışın çok avlanan bir çeşit kuş. Topal.

KOTALA

Manda yavrusu, malak.

  -   -   -  

Anlamında TALA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ASYA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

AYKIRI

Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

ARMUZ

Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.

ATLAS

Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.

BAĞDADİ

Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan). Yapılarda kullanılan çıta. 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi.

BAKAYA

Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar. Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler. Kalıntılar.

AVERAJ

Ortalama. Sayı farkı.

ALİTERASYON

Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.

AVUSTRALYA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri. Bu kıtada yer alan bir ülke.

AMELİYATHANE

Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

APTALCA

Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.

ANDIRIŞ

İki şey arasında bazı noktalardaki uygunluk, benzerlik durumu, temsil.

AKUPUNKTUR

Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.

AVRUPA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

ALYAN

Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet.

AFRİKA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.