Sonu TABİİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tabii" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tabii ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tabii olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tabii olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

SEVKİTABİİ, GAYRİTABİİ

5 harfli kelimeler

TABİİ

Bazı kelimelerin anlamları

TABİİ

Doğada olan, doğada bulunan. Katıksız, saf, doğal. (ta'bi:) Elbette, doğallıkla, doğal olarak, işin gereği olarak. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan, doğal.

SEVKİTABİİ

İçgüdü.

GAYRİTABİİ

Sıra dışı. Acayip. Acayip bir biçimde.

  -   -   -  

Anlamında TABİİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TABİİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TABİİLEŞMEK

Tabii duruma gelmek.

BA

Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Be, ey, yahu anlamlarında ünlem: Haydi ba gidelim. Evet, tabii, şüphesiz, peki. Şimdiki zaman eki (tekil üçüncü şahıs),-yor: Baban pazardan geli ba. Bana: Bâ bak. Bey. Abla (tek başına kullanılmaz, sonu sesli harfle biten özel adın sonunda bir ek gibi söylenir): Ayşe ba haydi gidelim. Olmazlık, isteksizlik bildirir: ('a' kısa ve sonunda 'ı' varmış gibi kesilerek söylenir): Ba ! Ben burda yatmam. Bak!. Be! (bk. be). Bana. Bağ. Baryum elementinin simgesi.

AVGIN

Üstü kapalı veya açık su yolu, ark, bahçe duvarlarında açılan su deliği. Lâğım. Kapalı su yollarında, su almak için açılan delikler. Suyun akmasını sağlıyan tabii meyil. Hasis, cimri. Üstü kapalı suyolu, ark. Su akıntısı. Lağım.

DOĞALLIKLA

Doğal olarak, tabii.

TABİİLEŞME

Tabiileşmek işi.

DOĞALLAŞMAK

Doğal duruma gelmek, tabiileşmek.

TABİİYETSİZLİK

Tabiiyetsiz olma durumu, uyruksuzluk.

MİLLİYET

Millete özgü olma veya millî olma durumu, ulusallık. Bağlı bulunan millet, tabiiyet.

DOĞALLIK

Doğal olma durumu, tabiilik, natürellik.

SAPIK

Tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden, törelerden ayrılan, anormal (kimse), gayritabii, anormal. Delice davranışları olan, meczup.

BAYAĞA

Pekâlâ, pek tabii: Bana kimse karışamaz, buradan bayağa giderim.

UYRUKLUK

Uyruk olma durumu, tabiiyet.

İÇGÜDÜ

Bir canlı türünün bütün bireylerinde akıl ve düşünceden bağımsız olarak doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış, insiyak, sevkitabii. Organizmayı o türe özgü olan bir amaca ulaşmaya sürükleyen davranış eğilimi.

BİTTABİ

Doğal olarak, tabiatıyla, tabii, elbette.

DOĞAL

Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

DOĞALLAŞTIRMAK

Doğal duruma getirmek, tabiileştirmek.

TABİATIYLA

Doğal bir biçimde, tabii olarak. Kendiliğinden.

ARUK

Su yolu, ark. Zayıf, cılız, sıska. Çürümüş, fazla olmuş, çürümeye yüz tutmuş. İneğin tabii hali, gebe veya kısır olmıyan inek. Eli ağır, uyuşuk. Ağrımış.

OLAĞAN

Sık sık olan, olagelen, doğal, tabii, olmadık karşıtı. Alışılmış olan, normal.

BAĞIMLILIK

Bağımlı olma durumu, tabiiyet.