Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tabii" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tabii ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tabii olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tabii olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TABİİ
Doğada olan, doğada bulunan. Katıksız, saf, doğal. (ta'bi:) Elbette, doğallıkla, doğal olarak, işin gereği olarak. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan, doğal.
SEVKİTABİİ
İçgüdü.
GAYRİTABİİ
Sıra dışı. Acayip. Acayip bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde TABİİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TABİİLEŞMEK
Tabii duruma gelmek.
BA
Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Be, ey, yahu anlamlarında ünlem: Haydi ba gidelim. Evet, tabii, şüphesiz, peki. Şimdiki zaman eki (tekil üçüncü şahıs),-yor: Baban pazardan geli ba. Bana: Bâ bak. Bey. Abla (tek başına kullanılmaz, sonu sesli harfle biten özel adın sonunda bir ek gibi söylenir): Ayşe ba haydi gidelim. Olmazlık, isteksizlik bildirir: ('a' kısa ve sonunda 'ı' varmış gibi kesilerek söylenir): Ba ! Ben burda yatmam. Bak!. Be! (bk. be). Bana. Bağ. Baryum elementinin simgesi.
AVGIN
Üstü kapalı veya açık su yolu, ark, bahçe duvarlarında açılan su deliği. Lâğım. Kapalı su yollarında, su almak için açılan delikler. Suyun akmasını sağlıyan tabii meyil. Hasis, cimri. Üstü kapalı suyolu, ark. Su akıntısı. Lağım.
DOĞALLIKLA
Doğal olarak, tabii.
TABİİLEŞME
Tabiileşmek işi.
DOĞALLAŞMAK
Doğal duruma gelmek, tabiileşmek.
TABİİYETSİZLİK
Tabiiyetsiz olma durumu, uyruksuzluk.
MİLLİYET
Millete özgü olma veya millî olma durumu, ulusallık. Bağlı bulunan millet, tabiiyet.
DOĞALLIK
Doğal olma durumu, tabiilik, natürellik.
SAPIK
Tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden, törelerden ayrılan, anormal (kimse), gayritabii, anormal. Delice davranışları olan, meczup.
BAYAĞA
Pekâlâ, pek tabii: Bana kimse karışamaz, buradan bayağa giderim.
UYRUKLUK
Uyruk olma durumu, tabiiyet.
İÇGÜDÜ
Bir canlı türünün bütün bireylerinde akıl ve düşünceden bağımsız olarak doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış, insiyak, sevkitabii. Organizmayı o türe özgü olan bir amaca ulaşmaya sürükleyen davranış eğilimi.
BİTTABİ
Doğal olarak, tabiatıyla, tabii, elbette.
DOĞAL
Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
DOĞALLAŞTIRMAK
Doğal duruma getirmek, tabiileştirmek.
TABİATIYLA
Doğal bir biçimde, tabii olarak. Kendiliğinden.
ARUK
Su yolu, ark. Zayıf, cılız, sıska. Çürümüş, fazla olmuş, çürümeye yüz tutmuş. İneğin tabii hali, gebe veya kısır olmıyan inek. Eli ağır, uyuşuk. Ağrımış.
OLAĞAN
Sık sık olan, olagelen, doğal, tabii, olmadık karşıtı. Alışılmış olan, normal.
BAĞIMLILIK
Bağımlı olma durumu, tabiiyet.