Sonu TABAKLI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tabaklı" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tabaklı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tabaklı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tabaklı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TABAKLI

Tabağı olan. Ankara ilinde, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Niğde şehri, Çiftehan nahiyesine bağlı bir yer. Samsun şehri, Kavak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

GAZİDERETABAKLI

Sinop şehrinde, Boyabat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

CUMATABAKLI

Sinop ilinde, Saraydüzü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında TABAKLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TABAKLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HEKDEN

Tabaklıkta deri ıslatılan kireç çukuru.

ARETMEK

Tabaklıkta derilerin iç yüzünün etlerini bıçakla kazımak. Utanmak, haya etmek.

TAĞDİLBENG

Tabaklık.

MAZICILIK

Kağnı dingili yapma işi. Tabaklıkta kullanılan mazıyı satma işi.

HEVCAR

Tabaklıkta kullanılmış olan somak yaprağının tortusu.

İYİLEMEK

Tabaklıkta derinin içini ve yüzünün kıllarını temizleyip yumuşatmak.

DEYİŞME

Konuşma. Ağız kavgası, tartışma. Tabaklıkta üçüncü harç işlemi. Saz ozanlarının, yarışma niteliği taşımayan karşılıklı deyiş söylemeleri. Divan yazınının "müşaare" karşılığıdır.

ÇEVK

Palamut ağacının meyvesi ve tohumu ki tabaklıkta kullanılır. Çevik olan kimse: Çevk gel ha. Senin çocuğun ayağın çevkmiş.

KEÇİBOYNUZU

Baklagillerden, kerestesi marangozlukta, kabukları tabaklıkta kullanılan bir ağaç, harnup (Ceratonia siliqua). Bu ağacın baklaya benzer, şekerli yemişi, harnup.

ESİGALE

Tabaklıkta kireç söndürme kuyusu. (Dişkaya Eşme Uşak).

TETİLE

Tabaklıkta ya da hayvan yaralarını onultmakta kullanılan meşe kabuğu tozu.

BEDES

Tabaklıkta derilerin her gün bir defa elden geçmesi, zivat.

ÇILAÇA

Tabaklıkta sahtiyanları boyamak için kullanılan ecza.

EYSİKALE

Tabaklıkta derilerin et taraflarına kireç vurmak için sönmemiş kirecin ısıtıldığı küp.

HERDEN

Tabaklıkta deri ıslatılan kireç çukuru. İçine ham deri atılan kireçlik.

SEPİCİLİK

Sepicinin işi, tabaklık, debagat.

HEGDEN

Tabaklıkta deri ıslatılan kireç çukuru.

HEĞDEN

Tabaklıkta deri ıslatılan kireç çukuru.

HEYDEN

Tabaklıkta deri ıslatılan kireç çukuru.

BAŞ

İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız ve benzerleri organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser. Bir topluluğu yöneten kimse. Başlangıç. Temel, esas. Arazide en yüksek nokta. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu. Bir şeyin uçlarından biri. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet. Para değiştirirken verilen veya alınan üstelik, sarrafiye. 1. Bir şeyin yakını veya çevresi. "Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün" anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz. Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği. Çıban. Reis. Tane. Dilim: Bi baş pendir ver. İyi, güzel: Benim toklularım hep baştır. Pazartesi. Ölçüde, tartıda tahminin üstünde çıkan kısım. Çıban, yara. Derilere tatbik edilen bir işlem (tabaklıkta). Köselecilikte bir derinin baş tarafı. Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım. Baş, başlangıç. Baş, reis. Baş. Üzeri, kendi. Tepe, zirve. Uç. sınır. Nezt, baş ucu. Ön taraf, ön yol. Bağış, hediye. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa. 3.Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı. 4.Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy. reis (bk. başkan.). Dövme ya da darçıkım işleminde, dövme ya da itme işini gören kolun ucu. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika. Deyiş'in konu ve uyağının ne olduğunu belirten, "doğuş" un halk edebiyatındaki adı. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi; herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi. Başkan, topluluğu yöneten, komutan. (İnsan ve hayvan sayımında) Tane. Başak. Yara.