Kelimeler arşivi içinde; başında "sığırlar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. sığırlar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sığırlar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sığırlar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SIĞIRLAR
SIĞIRLAR
Memeliler (Mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, kaba yapılı, boynuzlu, hantal, kuyrukları püsküllü bir alt familya. Boğa (Bos taurus), Tibet sığırı (B.grunniens), Hint mandası (Buffelur bubalus), yaban sığırı (Bibos gaurus) misk öküzü (Ovibos moschatus) türleri iyi bilinir. (Bovinae),türleri iyi bilinir.
Bu bölümde tanımı içerisinde SIĞIRLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASALAK
Ayak basmışlık, gezmişlik: Horuya basalağım yok. Sığırların sırt derisi.
AKÇATUTUK
Sığırlardaki idrar tutukluğu hastalığı.
ŞARBON
Çeşitli hayvanlarda, özellikle koyun ve sığırlarda görülen, deri veya mukoza yoluyla insana bulaşan, bulaştığı yerde kara bir çıban yapan tehlikeli hastalık, karakabarcık, karayanık, yanıkara.
ATOPİ
Bazı kişilerin genetik mekanizmalara bağlı olarak alerjik reaksiyonlara karşı hassas olması. Sık kalınan çevresel antijenlere karşı aşırı IgE üretimi ve değişmiş özgün olmayan reaktivite sonucu oluşan kalıtsal yatkınlık. Bu yatkınlık sonucu, deri ve mukoza alerjik burun yangısı, bronşiyal astım ve deri yangısı gibi alerjik reaksiyonlar görülür. Atopik köpek, kedi ve atlarda başlıca hedef organ deridir. Sığırlarda alerjik burun yangısı görülür.
YAL
Köpek ve sığırlara yedirilmek için un ve kepekle hazırlanan yiyecek.
AKTİNOMİKOZİS
Sığırlarda, seyrek olarak atlarda, domuzlarda, koyunlarda, köpeklerde ve insanlarda, yüz kemiklerinde, özellikle de alt ve üst çene kemiklerinde, granülomlu yangıyla belirgin, Actinomyces bovis, tarafından oluşturulan, bulaşıcı, kronik seyirli bakteriyel hastalık, Halk dilinde kel yara, hanazir, domuzbaşı.
AKTİNOBASİLLOZİS
Sığırlarda, seyrek olarak koyun ve domuzlarda, derin ağız yangısıyla seyreden, Actinobasillus lignierisi'nin neden olduğu, özellikle dilde piyogranülomlu yangısal değişimlerle belirgin bakteriyel bir hastalık, odun dil.
ANAPLAZMOZİS
Sığırlarda ve diğer geviş getiren hayvanlarda keneler ve diğer kan emen eklem bacaklılar tarafından taşınan Anaplasma marginale ve A. ovis adlı riketsiyaların neden olduğu ateş, anemi ve sarılık gibi semptomlarla ayırt edilen hastalık.
ATAKSİ
Vücut faaliyetlerinde düzensizlik veya hareketlerde karışıklık. Hareketlerde eş güdümün bozulması, sendeleme, sarsılma. Kuzularda bakır eksikliği, genç sığırlarda A vitamini eksikliği, koyunlarda louping-ill, koyun ve keçilerde skrapi ve lökozis sonucu ortaya çıkan motorik sinir merkezleri arasındaki eş güdümün bozulması durumu. Vücut kaslarını uyaran sinirler arasındaki uyumlu çalışmanın bozulmasına bağlı olarak hayvanın düzensiz hareketler yapması. Statik ataksi ve lokomotorik ataksi olarak ikiye ayrılır. Yerleşmesine göre; spinal, serebellar ve serebral ataksi çeşitleri vardır.
BANSI
Sığırların ot, yem yedikleri yemlik.
KÖFTÜN
Sığırlara yedirilen susam veya keten küspesi.
GÖVEM
Sığırlara dadanan zar kanatlı bir tür sinek.
BAŞBAĞI
Sığırların boynuzuna bağlanan kısa ip. Büyük baş hayvanların başlarına bağlanan ardıçtan eğilmiş ağaç. Çalıdan yapılan çitlerin üstünü sağlamlaştırmaya yarayan uzunca değnekler. Düğünlerde gelinlere elbise giydirilirken ve başları bağlanırken yenge hanımın çalgıcılara verdiği bahşiş. Düğünlerde gelinin yakınlarının 'başına örtü bağlanmıyor' diyerek oğlan tarafından aldıkları bahşiş. Düğünlerde oğlan tarafının verdiği ziyafet. Havlu, peşkir. İhtiyar kadınların başlarına sardıkları kalın çember. Koca, zevç.
BÜVE
Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).
ALAF
Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.
HILTAR
Davar ve sığırların boyunlarına takılan ip veya kayış.
NOKRA
Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık.
ABAMEKTİN
Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.
AREK
Sığırların toplu halde dinlendiği yer. Oyun yeri. Zayıf, cılız, sıska.
İPLİCİK
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus).