Kelimeler arşivi içinde; başında "sıtma" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. sıtma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sıtma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sıtma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SITMAGÖRMEMİŞ
SITMALANMAK
SITMAAĞACI, SITMABİLİM, SITMALANMA, SITMAPINAR
SITMASUYU
SITMALIK, SITMAOTU
SITMALI
SITMAH, SITMAK
SITMA
SITMA
Anofel türü sivrisineğin sokmasıyla insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık, ısıtma, malarya.
SITMALIK
Sıtmaya çok yakalanılan yer.
SITMABİLİM
Sıtma asalaklarını, sıtma sivrisineklerini, sıtma çeşitlerini ve sıtmayla savaşı anlatan asalakbilim dalı.
SITMAH
Yara ve benzerleri patlamak, ezilmek.
SITMALI
Sıtmaya tutulmuş (kimse). Sıtmanın salgın denecek kadar çok görüldüğü (yer).
SITMASUYU
Samsun şehrinde, Tekkeköy ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SITMAAĞACI
Okaliptüs ağacı.
SITMALANMA
Sıtmalanmak işi.
SITMAOTU
Bileşikgillerden, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki, kantaron, erythrae a. centaurium (em yapımında kullanılır).
SITMAK
1.İçi su ya da irin dolu yara, kabarcık patlamak. 2.Öd patlamak, korkmak. 3.Yumurta ve benzerleri kırılmak. 4.Balon patlamak 5.Çok yağmur nedeniyle ekin bozulmak. Yara ve benzerleri patlamak, ezilmek. Ödü patlamak, korkmak.
SITMAGÖRMEMİŞ
Gür ve kalın (ses).
SITMALANMAK
Sıtmaya tutulmak.
SITMAPINAR
Balıkesir şehrinde, Sarıbeyler bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SITMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HUMMA
Ateşli hastalık. Sıtma nöbeti.
KARAGÖZ
İzmaritgillerden, 25-30 santimetre uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus). Güldürüp eğlendiren kimse. Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu. Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse.
ANOFEL
Sıtma mikrobunu aşılayan bir tür sivrisinek (Anopheles maculipennis).
KOMBİ
Isıtmada kullanılan yakıtı düzenli ve ayarlı biçimde yakan araç.
GERÇEKÇİLİK
Gerçekçi tutum ve davranış, realizm, realistlik. Bilinçten bağımsız bir gerçekliğin var olduğunu benimseyen görüş, realizm, realistlik. Gerçekleri olduğu gibi yansıtmaya çalışan sanat çığırı, realizm, realistlik.
FIRIN
İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak. Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet. Bu ocakta pişirilmiş. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân. Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç.
KİNİN
Kınakınadan elde edilen ve sıtmanın tedavisinde kullanılan beyaz alkaloit, kinin sülfatı.
ISITILMAK
Isıtma işi yapılmak.
ISITMA
Isıtma işi, teshin. Sıtma.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
GÖSTERİCİ
Gösteri yapan kimse, gösteri adamı, nümayişçi. Fotoğraf, film vb.ni bir yüzeye yansıtmaya yarayan araç, projektör.
ISITIŞ
Isıtma işi.
ELEKTROMETALÜRJİ
Metalürji ürünlerinin elde edilmesinde ve arıtılmasında termik elektriğin ısı ve elektroliz özelliklerinin kullanılması. Elektrikle ısıtma olaylarından yararlanılarak yapılmış olan ve madenlere uygulanan termik işlemlerin hepsi.
AKSETTİRMEK
Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.
ERİTME
Eritmek işi. Metallerde erimeyi sağlamak amacıyla dökümden önce yapılmış olan ısıtma işlemi. Eritilerek elde edilen.
KIZDIRMAK
Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak. Isıtmak. Öfkelenmesine neden olmak, öfkelendirmek, sinirlendirmek.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
MALARYA
Sıtma.
KUZİNE
Hem ısıtmaya hem de üzerinde veya içinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası. Gemilerde yemek pişirilen yer.
BENMARİ
Bir kabı kaynar suya oturtmak yolu ile içindekini ısıtma veya eritme yöntemi.