Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sırtı" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sırtı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sırtı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sırtı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BALIKSIRTI, BIÇAKSIRTI, YELEKSIRTI, DÜĞENSIRTI, DÜVENSIRTI, ORMANSIRTI, GEYİKSIRTI, IRMAKSIRTI, KEKİKSIRTI
EŞEKSIRTI, ELMASIRTI
YILSIRTI, NARSIRTI, KOÇSIRTI, DİŞSIRTI
KASIRTI, GASIRTI, PASIRTI, PISIRTI, FISIRTI
SIRTI
SIRTI
Sentetik malzemelerden yapılan, uç, karın ve kuyruk kısmında olmak üzere 2-3 adet üçlü olta iğnesi taşıyan, genellikle yem balığı biçimli yüzer oltalar.
DÜVENSIRTI
Düven oku. (Beyağıl Ulukışla Niğde) (düvensir) : (Akkuş Ordu).
IRMAKSIRTI
Samsun ili, Dikbıyık nahiyesine bağlı bir bölge.
DÜĞENSIRTI
Dövenin oku.
ELMASIRTI
Bingöl kenti, Yenibaşak nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DİŞSIRTI
Testerede dişucu ile bir sonraki dişönü arasındaki yüzey.
EŞEKSIRTI
Beşikörtüsü.
BIÇAKSIRTI
Çok az fark, çok yakın aralık.
KOÇSIRTI
Bingöl ili, Söğütlü bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
NARSIRTI
Adıyaman ili, Kâhta ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YELEKSIRTI
Yele karşı, havalı yer.
KEKİKSIRTI
Van kenti, Kocapınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
GEYİKSIRTI
Geyik tüyü renginde, yenilen bir çeşit mantar: Ormanda geyiksırtı topladım.
YILSIRTI
Yılbaşı, ocağın ilk günü. Yılbaşı.
ORMANSIRTI
Malatya şehrinde, Arapgir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BALIKSIRTI
Balık iskeleti biçiminde birbirine paralel ve çapraz çizgili kumaş deseni. Suların toplanmaması için ortası şişkin bir biçimde yapılmış olan (yol). Orta bölümü yüksek olup yanlara doğru alçalan bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde SIRTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜREŞ
Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
DOĞAN
Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).
BRAKET
Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
ENFİYE
Kurutulmuş tütünden yapılmış olan ve burna çekilen keyif verici, aksırtıcı toz, burun otu.
ASKINTI
Başkalarının sırtından geçinen (kimse). Karşı cinsi rahatsız eden (kimse).
ARKALIK
Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.
EYERSİZ
Eyer vurulmamış, sırtına eyer konulmamış (hayvan).
FİLETO
Kasaplık hayvanların sırtında, dikensi çıkıntı boyunca iki yandaki et.
BELLEME
Bellemek işi. At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.
ASALAK
Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.
BEŞİKÖRTÜSÜ
İki yana akıntısı olan çatı, eşeksırtı.
EYERLİ
Eyer vurulmuş, sırtına eyer konulmuş (hayvan).
DEVE
Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).
ÇİVİYUKARI
Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.
GÜREŞMEK
İki kişi türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışmak. Mücadele etmek.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
EYER
Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne.