SIRD ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sırd" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. sırd ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sırd ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sırd olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SIRD

Sırt.

SIRDAŞLIK

Sırdaş olma durumu.

SIRDAŞÇA

Sırdaşa yakışır bir biçimde.

SIRDAŞ

Birinin sırrını bilecek kadar ona yakın olan kimse, mahrem.

  -   -   -  

Anlamında SIRD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SIRD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DANGÜ

Mısırdan yapılmış bulgur.

PARPILLAMAK

Kuduz köpeğin ısırdığı kimseyi iyileştirmeye çalışmak. Mısır, biber, soğan ve benzerleri yiyecekleri ateşte az pişirmek, börttürmek. Onarmak düzeltmek. Korkutmak, gözdağı vermek.

HARDUN

Baytarnamelerde kuyruk tümörlerine verilen ortak ad. (Agama stellio) Pullu-sürüngenler (Squamata) takımının agamagiller (Agamidae) familyasından bir sürüngen türü. Uzunluğu 28 cm. Türkiye ve Mısırda yaşar.

FREMARTİN

Erkek-dişi ikizliğinde embriyonik gelişmenin erken döneminde allanto-koryonik zarları eriyen farklı cinsiyetteki ikizlerin dişi olanında meydana gelen yumurtalık hipoplazisi ve Müller kanallarından köken alan yapıların aplazisiyle belirgin kısır dişi buzağı. Buzağılarda ve seyrek olarak koyunlarda, erkeklik hormonlarının dişi üreme organlarını baskılamasından kaynaklanır. İkiz yavrulardan dişi olanı % 90-95 kısırdır.

ÇİT

Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu).

LAPIDAK

Birdenbire (koparmak için): Isırdığı yeri lapıdak koparmış.

KAVSARA

Hasırdan yapılmış buğday ambarı. Hasır çuval. Kıyma, kavurma ve yağ koymağa yarayan büyük tahtakutu, külek. Ruh, can : Kavsaram çok daraldı. Öksürük. Küçük sebze bahçesi. Hafif, zayıf kimse. İnce tahtalardan yapılan üzüm sepeti. Kavurma ya da yağ konulan tahta kutu. İvedi, tez. Sepet.

DİNGE

Fidan. Kalın dikme. Başörtüsü kalıbı. Gelinlerin taktığı ipekli örtü üzerine gümüş, altın dizili başlık. Kadınların başlarına giydikleri hasırdan örülmüş külah. Tahtadan bir kasnak üzerine bez sarılarak başa oturtulan ve üzerine fes konulduktan sonra tülbentle bağlanan, bazen üzerine süs eşyası da takılan, yalnız kadınların kullandığı bir çeşit başlık. Tepe, uç, doruk. Tavana dayanan direk, sütun. Eski türkçe ten: başlık; keçe külah veya kasnak üzerine 'vala' sarıp üzerini kulplatılmış paralarla süsleyerek meydana getirilen başlık; türkmen kadınları arasında yaygındır; bk. ayrıca kofi / Kofiyh.

GARTLAÇ

Yaşlı, ihtiyar (kimse). Mısırdan yapılan yufka ekmeği.

ARET

Arkadaş, dost, ahretlik: Aretim nereye gidiyorsun?. Ahret, öteki dünya. Ahretlik, kızların en yakın kız arkadaşı, sırdaşı. Ahiret.

ÖVEYANA

Isırdığı zaman çok acıtan, ince, karıncaya benzeyen bir böcek.

CANKULAĞI

Çok yakın dost, sırdaş.

ZEMBİL

Hasırdan örülmüş saplı torba.

PARPILAMAK

Paylamak. Dövmek, döverek korkutmak. Masaj yapmak. Çok üşümüş kimseyi, sıcak ve kuru bez, havluyla ısıtmaya çalışmak. Kuduz köpeğin ısırdığı kimseyi iyileştirmeye çalışmak. Hastayı ev ilaçlarıyla ve okuyup üfleyerek, kurşun dökerek, yarayı dağlayarak iyileştirmeye çalışmak (ocak denilen halk hekimlerince). Mısır, biber, soğan ve benzerleri yiyecekleri ateşte az pişirmek, börttürmek. Az dövmek, tartaklamak. Azarlamak. Kuduz hayvanın ısırdığı insan ya da hayvanı iyileşmeleri için ocak denilen kimselere okutmak. Şiddetle azarlamak. İyice dövmek, çapmak. Parpılallar, onları haşılallar.

GARTALAÇ

Buğdaydan yapılan yufka ekmeği. 2.. Mısırdan yapılan yufka ekmeği. Yufka. (Adalıkuzu Güdül Ankara).

KRİPTORŞİZM

Tek veya çift taraflı olarak testisin skrotuma tam olarak inmemesi durumu. İki taraflı kriptorşidler daima kısırdır, tek taraflı olguların fertilitesi ise değişen derecelerde bozuk olup kriptorşit köpeklerde normale göre en az 10 kat daha fazla testis tümörü gelişir.

MAHREM

Yakın akrabadan olduğu için nikâh düşmeyen (kimse). Sırdaş. Başkalarına söylenmeyen, gizli.

GAŞİL

Öğütülmüş mısırdan yapılan yemek.

AHRAP

Akrep. Örümceğe benziyen ve ısırdığı zaman zehirliyen bir böcek.

HEMBELİK

Sırdaş.