SINAMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sınama" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. sınama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sınama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sınama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SINAMA

Sınamak işi, deneme, tecrübe.

SINAMAMIŞ

Tecrübesiz.

SINAMAK

Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için birini, bir nesneyi veya bir düşünceyi yoklamak, denemek, tecrübe etmek. Bilgisini, yeteneğini, yeterliliğini veya niteliğini yoklamak, imtihan etmek.

SINAMAH

Denemek, sınamak.

  -   -   -  

Anlamında SINAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SINAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖNDENEME

Geliştirilen bir gözlem aracının konusuna ve evrenine uygunluğunu sınamak üzere alanda küçük ölçekli bir örnek üzerinde yapılan ön uygulama.

SAĞLANIKLIK

Değişkenler arasında gözlenmiş bir ilişkinin sınama etkenleri karşısında sınandığında süregelmesi ya da düzmece çıkmaması, bk. düzmece bağıntı, nedensellik ölçütleri.

DENEMEK

Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek. Bir işe, başarmak amacıyla başlamak, girişimde bulunmak, teşebbüs etmek.

SINAYIŞ

Sınama işi.

AZMUN

Deneme, sınama.

İÇGERÇEKLEME

Bir gözlem yordamı ya da bir ölçme aracına alınan yanıtların geçerliğini ölçmek üzere, yanıtları kendi içinde tutarlılık süzgecinden geçirme, bk. geçerlik saptama yolları, geçerlik sınaması.

TEST

Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılmış olan laboratuvar araştırması. Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama.

DENEME

Denemek işi, sınama. Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan. Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düzyazı türü.

GINIKMAK

Usanmak, bıkmak. Alışmak. Gücü yetmeyeceği bir şeyi yapmaya çalışmak. Denemek, sınamak. İsteği artmak, iştahlanmak. Bir şeyin hepsini kendi almak istemek, bencillik etmek. Aç gözlülük yapmak: Paraya öyle gınıktı ki, gözü kimseyi görmüyor.

YADIRGAMAK

Kendine yabancı gelen bir kimseye, duruma veya şeye alışamamak, ısınamamak.

ELEŞTİRİ

Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama. Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik.

GEÇERSİZLEME

Bir ölçme aracı ya da ölçümün çeşitli sınama yollarıyla ölçmek istediğinden başka bir nesneyi ölçtüğünü ve dizgeli yanılgılar içerdiğini gösterme.

ANAÖRNEK

Bir araştırmada ön sınama işlemlerinden sonra gözlem evreni olarak seçilmiş, yansıtım yeteneği ve büyüklük bakımından yeterli örnek. Belli bir türün adlandırılmasına ve bilimce ilk tanıtımına yarayan örnek.

ÖNDÜL

Güreşte, at yarışlarında, yarışmalarda kazananlara verilen armağan. Düğünlerde götürülen armağan (eşya ya da koyun, keçi ve benzerleri hayvan). Yön. Amaç. Bahis. Birkaç öküz arabasını arka arkaya bağlayıp tekerleklerini yerinden oynamaz duruma getirdikten sonra öküzlere çektirerek güçlerini sınama yarışı. Ödül. Kız istemeye giden öncüler. Ağrı kenti, Tutak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

HİYALLAMAK

Gizli bir işi ortaya çıkarmak, bir işi sezmek. Kuşkulanmak. Denemek, sınamak. Ansımak, hatırlamak : Söyler söylemez hiyalladı. Sınamak, denemek.

SINANMAK

Sınama işine konu olmak.

KANTARLAMAK

Kantarla ağırlığını ölçmek. Düşünüp taşınmak. Birini denemek, sınamak.

ÖNÖRNEK

Bir anaörneğin büyüklüğünü saptamak ya da örnekleme tasarımının içerdiği kaçınıları kestirmek üzere bir kılavuz araştırmada kullanılan küçük boyutlu sınama örneği, bk. örnek büyüklüğü.

ARTIKLIK

Bir verinin doğruluğunun korunup korunmadığını sınama olanağı veren, gereksiz olmakla birlikte veriyle tümleşmiş biçimde kullanılmak üzere eklenmiş veri öğesi. bk. eşlik ikili, sağlama sayısı, eşlik damgası.

SINATMAK

Sınama işini yaptırmak.