Sonu SIMSIKI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sımsıkı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sımsıkı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sımsıkı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sımsıkı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SIMSIKI

Çok sıkı. Çok sıkı olarak, sıkı bir biçimde.

  -   -   -  

Anlamında SIMSIKI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SIMSIKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HARPADAN

İki şeyin birbirine sımsıkı yerleşmesini anlatır: Şişenin gapağı harpadan oturdu.

DIVRAK

Küçük, ufacık. Çevik, canlı, kıvrak kişi. Derli toplu, giydiğini yakıştıran kişi. Biçilen ekinleri, başakları içeriye gelmek üzere yerleştirerek yapılan yığın. Dar, sımsıkı (elbise için).

VELİYÜDDİN

Dindar, dinine sımsıkı bağlı kimse.

ZIMZIK

Yumruk. Sımsıkı, çok sıkışık, tıka basa. Bilye.

ISMAK

Kısmak, sıkmak, kıvırmak, büzmek. Yağmur suyunu emen toprak sertleşmek: Bağ dikeceğimiz yer ıstığı için çapalayamadık. Çekirdeğin içini çıkarmak. Ağzını sımsıkı tutmak. Ağzını sımsıkı kapamak.

HIRPADAN

İki şeyin birbirine sımsıkı yerleşmesini anlatır. Birdenbire: Onu hırpadan yakaladım.

ZAR

İnce perde ya da örtü. Birbirine sımsıkı yapışık hücre veya moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper. Car (II). Tavla ve başka oyunlarda kullanılan kemik, fil dişi, plastik vb. maddelerden küp olarak yapılmış olan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı. İnce ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar veya organ bölümleri, çeper.

HANİF

İslam dinine sımsıkı bağlı olan kimse. İslamiyetten önce tek Tanrı'ya inanan.

HENKİ

Şiddetli sancı. Hangi: Hasta olan henki adam?. Bu, şu, o: Avucunda sımsıkı birşey tutuyorsun, henki ne?.

ÇIRPMAK

Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.

SIKMA

Sıkmak işi. Dar bir tür kadın yeleği. Sımsıkı bağlanmış. Bir tür pantolon ya da şalvar. Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek. Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal).

DERDESDE

Sımsıkı tutma, yakalama.

GISGIVRAH

Kıskıvrak; sımsıkı.

HANİFE

İslam dinine sımsıkı bağlı olan kimse. İslamiyetten önce tek Tanrı'ya inanan.