SIL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sıl" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. sıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SILAYIRAHİM

10 harfli kelimeler

SILIHLAMAK

9 harfli kelimeler

SILTARMAK

8 harfli kelimeler

SILTAKÇI, SILCARLI, SILDIRIM

7 harfli kelimeler

SILAKAP, SILKMEK

6 harfli kelimeler

SILGIN, SILYAN, SILTAV, SILGIÇ, SILDIZ, SILCAN, SILACI

5 harfli kelimeler

SILIF, SILIH, SILIK, SILKA, SILAN

4 harfli kelimeler

SILA

3 harfli kelimeler

SIL

Bazı kelimelerin anlamları

SIL

Gübre.

SILYAN

Az budaklı düzgün ağaç : Sılyan gibi boyu var.

SILAYIRAHİM

Anne, baba ve akrabayı ziyaret etme.

SILAKAP

Biçilen tarlada kalan ekin kökleri.

SILGIN

Kırık dökük. Dağınık. Sıkıntılı, kederli. Çekingen, gözü korkmuş.

SILCAN

Dikenli bir bitki.

SILTAV

Sözde neden, bahane.

SILCARLI

Salyası çok akan kişi.

SILKMEK

Temizlemek.

SILTAKÇI

Yaygaracı.

SILACI

Memleketine, doğup büyüdüğü yere dönerek yakınlarına kavuşan kimse.

SILDIZ

Erzurum kenti, Hınıs ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

SILIHLAMAK

Islık çalmak; boş vakit geçirmek.

SILTARMAK

Soğuktan donmak, çok üşümek. Azarlamak.

SILGIÇ

Bulaşık bezi, paçavra.

SILDIRIM

Yalçın, sarp : Sıldırım kaya. Yalçın, dik kaya. Sarp kayalık.

  -   -   -  

Anlamında SIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

ALBÜM

Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.

ALBAY

Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.

ASILANMA

Asılanmak işi, intifa.

ACAYİPLİK

Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.

ASILMA

Asılmak işi.

ASILIŞ

Asılma işi.

ASIK

Somurtkan. Asılı.

ASILI

Asılmış olan, asma, asık, muallak. Asılmış bir biçimde.

ASILMIŞADAM

Salepgillerden, çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

ARDILMAK

Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.

ARALIKLI

Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

ARA

İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

ASAL

Esasla ilgili, asıl ve temel olanla ilgili, esasi.

ANASIL

Kökten, asıl olarak, esaslı bir biçimde.

ASALETEN

Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.