SIKIŞTIRILMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sıkıştırılma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. sıkıştırılma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sıkıştırılma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sıkıştırılma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SIKIŞTIRILMAK

12 harfli kelimeler

SIKIŞTIRILMA

Bazı kelimelerin anlamları

SIKIŞTIRILMA

Sıkıştırılmak işi.

SIKIŞTIRILMAK

Sıkıştırma işi yapılmak.

  -   -   -  

Anlamında SIKIŞTIRILMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SIKIŞTIRILMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TIKIZ

Tıknaz. Yoğunluğu çok, katı. Çok sıkıştırılmaktan veya çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış, sıkı.

MUTE

Ses kaynağının sesinin kesilmesi. Kısa süreli tok sesler elde etmek için pena tutan elle vurulacak tel ya da tellerin köprünün hemen yanından hafifçe sıkıştırılmasıyla sesin bir miktar susturulması, muting-palm.

KEPİ

Un elde etmek için değirmen taşlarının arasına konan deri ya da bez parçası. Keçe, paçavra. Ayakkabı derisi, kösele, gön. Eski ayakkabı parçası. Av tüfeklerinde saçma barutu sıkılamak için konulan bez, keçe parçası, tıpa. Bıçak, tırpan, keser gibi eşyalarda sapın sıkıştırılması için kullanılan çivi, teneke ya da ağaç yongası. Ocaktaki tencereyi yüksekte tutmak için yerleştirilen tuğla parçaları. Çivi. Demir çivi. Yumuşak, dayanıklı deri parçası. Hamurun üstünde kuruyarak oluşan kabuk. Çocukların kuş avlamak için kullandıkları sapanın taş konan meşin kısmı. (Çaltı Gelendost Isparta). Ayakkabıların içine konan keçe. (Ilıca Kütahya). İki küçük yuvarlak taştan oluşan el değirmeninde, üstteki taşın ayarını yapmakta kullanılan bez halka. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya). Culfa adlı tezgâhta, oku yandaki deliklerden birine sıkıca tutturmağa yarayan yonga. (Ağıl Eğridir Isparta).

GABALAK

Tepe: Dün gabalağın başına çıktım. Şiş: Gabalak gözlü herifin biri. İki kulplu testi. Fazla sıkıştırılmamış, fazla basılmamış, kaba anlamında kullanılır. Dağınık, darmadağınık: Ayşenin saçı gabalak. İri, büyük, seçme. İri soğan, arpacık denilen tohumluk soğanın büyüğü. Taze soğan, baş bağlamayan soğan. Su kenarlarında yetişen geniş yapraklı bir ot. Yaprağı haşhaş yaprağına benzeyen boz renkli, acı bir ot. Söğüt ve çam gibi ağaçların soyulan kabukları. Kurumuş haşhaş kabuğu. Çobanların başlarına örttükleri keçe. Yağmurdan korunmak için başa geçirilen çuval. Siperliksiz, yünden örülmüş bir çeşit şapka, kar başlığı. Asker şapkası - gabala deldi. İri, gelişmiş (Kızılca k.). Süs bitkisi.

LAMİNATED

İki ince ağaç tabasının, aralarına talaş konularak sıkıştırılmasıyla elde edilen, daha çok akustik ve klasik gitar gövdelerinde kullanılan kaplama malzemesi.

LAMİNANT

Yapay reçine çözeltisi emdirilmiş kâğıtların üst üste konularak sıcak preslerde basınç altında sıkıştırılması ile elde edilen kaplama ve döşeme malzemesi.