Kelimeler arşivi içinde; sonunda "süzme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu süzme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında süzme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde süzme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SÜZME
SÜZME
Süzmek işi. Süzülmüş olan, süzülerek elde edilen. Kötü, aşağılık, malın gözü (kimse). Katışıksız, saf.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÜZME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DORAK
Kekik. Yoğurt ve kaymaktan yapılan bir çeşit yağlı peynir. Yağı alınmış sütten yapılan peynir. Yumuşak taştan yapılan ve yoğurt süzmekte kullanılan bir çeşit süzgeç. İçine yoğurt konan oyuk taş. Dereotu. Tepe, en yüksek yer, uç. Süzülmüş yoğurt, çökelek. Tepe, en yüksek yer, doruk. Bursa şehrinde, Söğütalan bucağına bağlı bir bölge. İçel şehrinde, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇAR
Rus imparatorlarına ve Bulgar krallarına verilen unvan. Çarşaf, siyah üstlük. Bel bağı. Süt süzmeye yarayan aygıt. Tartı. Saman sepeti. Bozuk para. Memeli hayvanların kızgınlık zamanlarında ve doğumları yaklaşınca dişilik organlarından akan sıvı. Dört. Baş örtüsü. Yazma, tülbent gibi baş örtülerinin genel adı. Rus imparatorlarına verilen san. Oğlan evine giden gelinin, vücuduna sarılan örtü. (Çukurören Güdül Ankara). Başörtüsü. (Hüyüklü, Yağcılar Yalvaç Isparta) (car) : (Yeşilköy Gelendost Isparta) (çargat) : (Küllük Iğdır Kars) (çarpı) : (Köke Gelendost Isparta) (çarpu) : (Gücüllü Yalvaç Isparta). Baş örtüsü, çarşaf.
BALHANE
Bal süzme ve paketleme işlemlerinin yapıldığı yer.
ÇENDİL
Peynir süzmek için kullanılan seyrek dokunuşlu bez. İş önlüğü. Bezden yapılan örtü.
SÜZDÜRMEK
Süzme işini yaptırmak.
BOĞADA
Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama. Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi.
TARAMAK
Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek. Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek. Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraklamak. Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek. Dikkatle bakmak, süzmek. Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek. Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak. Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri bilgisayar ortamına aktarmak. Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek. Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılmış olan inceleme.
ÇENDELE
Peynir süzmek için kullanılan seyrek dokunuşlu bez. Sofra bezi. İş önlüğü. Peynir suyunu çıkarma bezi. (Maraş).
DEDEKÜLAHI
Yağ ve şerbet süzmeğe yarayan bakır telli süzgeç .(Bursa).
KEVGİR
Haşlanmış yiyeceklerin sıvılarını veya bazı sıvıları süzmek için kullanılan, delikli, genellikle yuvarlak biçimli mutfak kabı, süzgeç.
SIZIRMAK
Sızdırmak, süzmek.
ELEKLİK
Keçi kılından veya at yelesinden yapılmış iplikle dokunan ve sanayide bazı sıvıları süzmekte kullanılan özel dokuma türü.
ÇAPCAK
Ağzı açık fıçı. Şıra süzmeğe yarar araç. Çarçabuk anlamında kullanılır.
HAYDARİ
Dervişlerin giydiği kolsuz, kısa, aba, hırka. Süzme yoğurt, sarımsak, nane, dereotu ve tereyağı karışımıyla hazırlanan bir meze türü.
KESMEK
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.
DORAKÇILIK
Yoğurt süzmek için taştan süzgeç yapma işi.
BARZON
Süt, ayran, peynir süzmek için ince bezden yapılan kâğıt külah şeklindeki süzgeç.
SÜZÜLMEK
Süzme işine konu olmak. Akmak. Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek. İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek. Çok zayıflamak. Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek. Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak. Yüzüne nazlı bir anlam vermek. Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek.
GAMZE
Bazı insanların çenelerinde, yanaklarında doğal olarak bulunan özellikle güldüklerinde daha iyi görülen küçük çukur. Yan bakış, göz süzme, sitemli bakma.
SÜZGEÇ
Sıvıları süzmeye yarayan araç, süzek. Bir akışkandaki yabancı maddeleri süzüp ayıran alet veya aletlerden oluşan düzenek, süzek, filtre. Sulama kovasının ucuna takılan, küçük delikli metal parça.