Sonu SÜNNET ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sünnet" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sünnet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sünnet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sünnet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SÜNNET

Hz. Muhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları ve herhangi bir konuda söylemiş olduğu söz. Sünnet düğünü. Erkek çocukta, erkeklik organının ucundaki derinin çepeçevre kesilmesi.

EHLİSÜNNET

Sünnet ehli.

  -   -   -  

Anlamında SÜNNET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÜNNET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABCALAMAK

Bacaklarını ayırarak yürümek: Çocuk dün sünnet oldu, abcalıyor.

MÜRÜVVET

Bir ailede çocukların doğumu, sünneti, evliliği, iyi bir göreve geçmeleri vb. olaylardan duyulan mutluluk, sevinç. Yiğitlik, mertlik. Cömertlik.

ÇÜÇE

Erkek çocukların erkeklik organının sünnet olurken kesilen kısmı.

HİTAN

Sünnet etme.

APDAL

Çingene. Dilenci. Davul, zurna çalan, çalgıcı (çokça çingene). Sünnetçi. Serseri. Çingene gibi göçebe hayatı süren bir kabile. Görgüsüz. Bencil, kıskanç. Çingene, çalgıcı çingene. Alık, sersem.

SÜNNETSİZ

Sünnet edilmemiş olan.

SÜNNETÇİLİK

Sünnetçinin yaptığı iş.

SÜNNETLEME

Sünnetlemek işi.

SÜNNİ

Sünnet ehlinden olan kimse.

ÇUÇALİ

Sünnet olmamış erkek.

SÜNNİLİK

Kur'an'a ve Hz. Muhammed'in sünnetlerine göre davranmayı en doğru ve tek yol sayan, Hanefi, Maliki, Şafii, Hanbeli mezhepleri.

BASIRA

Bitki, bostan, meyve ağaçları ve bağlara zarar veren bir hastalık, külleme. Sisli havalarda veya sabahları yapraklar üzerinde meydana gelen nem. Kanser hastalığı. Kahverengi suyu olan ve yenilebilen sızırılmış ağılı bal. Çamlarda bal yapan beyaz bir kurt. Bir çeşit kâğıt oyunu. Bitki ve ağaçlarda külleme hastalığı meydana getiren bit, püseron. İskambil oyunu, pişpirik. Bağlardaki külleme hastalığı. Bir tür kağıt oyunu. Sünnet derisi. Gören, görücü. Görme gücü, görüş. Göz.

BÜLÜKÇÜ

Sünnetçi.

KİRVE

Sünnet olan çocuğun bütün masraflarını üstlendikten sonra sünnet sırasında çocuğu kucağına alarak elini, kolunu tutan ve bütün hayatı boyunca çocuk üzerinde babasına yakın hak taşıyan kimse.

DÜĞÜN

Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet. Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören.

SÜNNETÇİ

Çocukları sünnet eden kimse.

SÜNNETLİ

Sünnet edilmiş olan.

SÜNNETSİZLİK

Sünnetsiz olma durumu.

KESİLMEK

Kesme işi yapılmak. Tutulmak, kapatılmak. Gibi olmak, benzemek, dönmek. Çok beğenmek, çok hoşlanmak. Durmak. Son ya da aralık verilmek. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek. Akmamak. Akım gelmez olmak. Sona ermek. Dinmek. Sünnet olmak. Yoksun kalmak. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil. Makaslanmak.

SÜNNETLİK

Sünnet için hazırlanmış olan.