Kelimeler arşivi içinde; sonunda "söyleni" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu söyleni ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında söyleni olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde söyleni olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SÖYLENİ
SÖYLENİ
Halkın gerçeklik ve doğruluklarını düşünmeden benimsediği, aslında uydurma kişilerle olaylardan kurulu olan, geleneksel anlatı türü. bk. nedenli söylence, karşılığı masal, saga, öykünce.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÖYLENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EY
Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü. Usanç anlatan bir seslenme sözü.
FALSO
Yanlış davranış. Yanlışlık, hata. Bir parça çalınır veya söylenirken yapılmış olan nota yanlışlığı. Topun rakip oyuncuları yanıltacak biçimde eğri gitmesi.
BESMELE
"Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adı ile" anlamına gelen ve bir işe başlarken söylenilen bismillahirrahmanirrahim sözü, bismillah.
SÖYLEM
Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.
MUHATAP
Kendisine söz söylenilen kimse, kendisiyle konuşulan kimse.
SÖYLEMSEMEK
Söyleniş özelliği taşımak. Söylemeye özen göstermek.
DÜZENLEYİCİ
Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.
ABANIK
"Samit" kelimesinden çevirme olan "sessiz" teriminin dilbilim bakımından yanlış olduğu bilinmektedir. Esasen sesli ve sessiz kelimeleri voisé ve invoisé terimlerinin tam karşılığıdır. (bk. Sesli ve Sessiz). Bu sesler, yani samitler, söylenirken ses aygıdmda herhangi bir kısmın başka bir kısma abanarak yolu daraltması veya kapamasıyla meydana geldikleri için fizyolojik olay gözönünde tutulup bunlara "abanık" denilmiştir. Bu bakımdan abanıklar DARALTILI (Constricitive) ve KAPANTILI (Occlusive) diye iki sınıfa ayrılır (bk. Daraltılı ve Kapantılı). Abanıklar boğumlanma noktalarına göre de ayrı bir sınıflamaya uğrarlar: AĞIZDIŞI (Eixtrabuccale), AĞIZİÇİ (Intra - buccale) ve AĞIZARDI (Post - buccale) ; (Bu kelimelere bakınız). Bundan başka dilin boğumlamayı sağlıyan kısmı bakımından bir sınıflama daha yapılıyor. bk. Dilönü, Dilortası ve Dilardı abanığı.
SUNUŞ
Sunma işi. Ön söz. Büyüklere söylenilen söz, maruzat.
ÇELİŞKİ
Söylenilen sözlerin, yapılmış olan davranışların birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks.
SÖYLEYİŞ
Söyleme işi. Bir kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenme biçimi, söyleniş, sesletim, telaffuz.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
LAKLAK
Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses. Ara vermeden söylenilen saçma sapan söz dizisi, gevezelik.
SESTEŞ
Söylenişleri aynı, anlam ve kökleri ayrı olan (kelimeler), eş adlı, eş sesli, homonim.
TECVİT
Kelimelerin söylenişinde, seslerin çıkaklarına, uzunluk ve kısalıklarına göre okunması. Kur'an'ın doğru okunmasını sağlayan bilim. Bu bilim üzerine yazılmış kitap.
SÖYLENİLME
Söylenilmek işi.
KANMAK
Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak. Tatlı sözlere aldanmak. Bir gereksinimini, bir isteğini yeteri kadar karşılamış olmak, doymak. Yetinmek, iktifa etmek.
AGGU
Ağlıyan küçük çocukları susturmak veya güldürmek için söylenir.
UZATMA
Uzatmak işi, temdit. Sıhhi tesisatçılıkta kısa boruları uzatmak için kullanılan, kısa boru parçası. Oyun içerisindeki duraklama dakikaları. Bir ucu kıyıya bağlı durumda denize uzatılıp bırakılarak kullanılan balık ağı. Ünlülerin uzun söylenişi. Eşit sayılarla biten bir elemeli oyunu, kazananın belli olması amacıyla, kurallarına uygun olarak belli bir süre daha sürdürmek.
TINI
Türlü müzik araçlarının verdiği sesleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan ses özelliği. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir cismin aynı yükseklikte çıkan sesinden ayırt ettiren özellik, tınnet. Söyleniş biçimi, vurgusu.