Sonu SÖNMEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sönmek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sönmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sönmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sönmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SÖNMEK

Yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak. Duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek. Tükenmek, yok olmak, yitmek. Gerilemek, parlaklık ve önemini yitirmek. Hava veya başka bir gaz ile şişirilmiş bir şeyin havası kaçıp şişkinliği inmek. Parlaklığını, ışığını yitirmek. Yanardağ etkinliğini yitirmek. Ses duyulmaz olmak.

  -   -   -  

Anlamında SÖNMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÖNMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FISDALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

KARARMAK

Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.

FANMAK

Sönmek: Lamba çabuk fandı. Pişman olmak, aklını başına toplamak. Yıpranmak, eskimek. Ufanmak, kırılmak.

SENMEK

1.Tazeliğini yitirmek, büzülmek, pörsümek (meyve, bitki vb.). 2.Meyve çok olgunlaşmak. 3.Kurumaya yüz tutarak hafiflemek, eksilmek. 4.Kabarık, şişkin bir şey sönmek (top, balon ve benzerleri için). 5.Kapta bekletilen sıvılar durulmak. 1.Kilo vermek, zayıflamak. 2.Güçlük ve sıkıntı çekmekten tükenmek, küçülmek. 3.Sakinleşmek. Yara iyileşmeye başlamak. Gücü azalmak. Buruşmak, solmak, suyu çekilmek. Sönmek, havası boşalmak.

GEÇMEK

Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.

FISALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

SOGULMAK

Sütü kesilmek, suyu çekilmek, buruşup pörsümek, sönmek.

FITTISLANMAK

Ateş havasız kalarak sönmek.

ÖÇMEK

Sönmek : Ateş öçüyor.

ILDIRMAK

Parıldamak. Korkutmak: Gözünü ıldır ki sana sataşmasın. Yanıp sönmek. Ilıtmak.

KÖSÜLMEK

Uzanıp yatmak, ayakları uzatarak yatar gibi oturmak, sere serpe oturmak. Büzülmek, toplanmak, toparlanmak. Yorulmak, gücünü kaybetmek. Öfkesi geçmek, yatışmak. Yılmak, pısmak, korkmak. Ateş yavaş yavaş sönmeye yüz tutmak. Kabaran bir şey sönmek, inmek, durulmak (süt, yemek ve benzerleri şeyler). Bitki, meyve ve benzerleri şeyler kurumaya yüz tutmak, çürümek. Boylu boyunca uzanmak. Öfkesini almak. Hızını almak. Uzanmak, ayağını uzatmak.

SÖNME

Sönmek işi.

PIRPIRLAMAK

Yanıp sönmek.

İNİKMEK

Kabarmış şey inmek, sönmek: Bakraçtaki süt inikti.

İLDİRAMAK

Parlayıp parlayıp sönmek.

ÖLÇERMEK

Sönmekte olan ateşi, lambayı canlandırmak.

PIHMAK

Çökerek saklanmak, sinmek : Tavşan bizi görünce pıhtı. Kabarık bir şey sönmek, dibe çökmek : Pasta pıhtı. Usanmak, bıkmak.

ÇAKARMAK

Odunu ocağa veya sobaya yanacak şekilde yerleştirmek. Sönmekte olan ateşi yeniden yakmak. Saplanmak, batmak.

PISLAMAK

Birdenbire ve nedeni olmadan darılmak. Sönmek : Ocağın pıslasın.

FOSALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.