Kelimeler arşivi içinde; başında "sönme" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. sönme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sönme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sönme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SÖNMEZALP
SÖNMEZAY, SÖNMEZER
SÖNMEK, SÖNMEZ
SÖNME
SÖNME
Sönmek işi.
SÖNMEZ
Parlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı.
SÖNMEZALP
Parlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı olan yiğit.
SÖNMEZAY
Parlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı olan kimse.
SÖNMEZER
Parlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı olan kimse.
SÖNMEK
Yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak. Duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek. Tükenmek, yok olmak, yitmek. Gerilemek, parlaklık ve önemini yitirmek. Hava veya başka bir gaz ile şişirilmiş bir şeyin havası kaçıp şişkinliği inmek. Parlaklığını, ışığını yitirmek. Yanardağ etkinliğini yitirmek. Ses duyulmaz olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÖNME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARARMAK
Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.
EHNEZİK
Güneşin etkisiz ışık ve sıcaklığı. Sönmeye yüz tutmuş. Yıpranmış.
DÖRTLÜ
Dört parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dört tane bulunan. Dört kişiden oluşan müzik topluluğu, kuartet. Taşıtlarda uyarı için dört sinyal lambasının aynı anda yanıp sönmesini sağlayan düzen, flaşör. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde dört işareti bulunan kâğıt veya pul.
FOSALMAK
Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.
ÇAKARMAK
Odunu ocağa veya sobaya yanacak şekilde yerleştirmek. Sönmekte olan ateşi yeniden yakmak. Saplanmak, batmak.
FANMAK
Sönmek: Lamba çabuk fandı. Pişman olmak, aklını başına toplamak. Yıpranmak, eskimek. Ufanmak, kırılmak.
FISDALMAK
Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.
FITTISLANMAK
Ateş havasız kalarak sönmek.
ILDIRMAK
Parıldamak. Korkutmak: Gözünü ıldır ki sana sataşmasın. Yanıp sönmek. Ilıtmak.
HİÇSÖNMEZ
Hiç sönmeyen, her zaman ışık ve aydınlık saçan.
EYSİKALE
Tabaklıkta derilerin et taraflarına kireç vurmak için sönmemiş kirecin ısıtıldığı küp.
FISETTİRİ
Birden bire sönmeyi anlatır.
İNİKMEK
Kabarmış şey inmek, sönmek: Bakraçtaki süt inikti.
FISALMAK
Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.
FARIMAG
İhtiyarlamak. Yıpranmak, eskimek. Zayıflamak. Sebze, meyve ve çiçekler, mevsimi geçmek nedeniyle azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.
PIRPIRLAMAK
Yanıp sönmek.
ABBİ
Sönmeye yüz tutan ateşin üzerini kaplıyan beyaz kül tabakası.
İLDİRAMAK
Parlayıp parlayıp sönmek.
GEÇMEK
Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
ÖLÇERMEK
Sönmekte olan ateşi, lambayı canlandırmak.