Kelimeler arşivi içinde; başında "söndür" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. söndür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu söndür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde söndür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SÖNDÜRÜLEBİLMEK
SÖNDÜRÜLEBİLME
SÖNDÜREBİLMEK
SÖNDÜREBİLME
SÖNDÜRÜLMEK
SÖNDÜRECEK, SÖNDÜRTMEK, SÖNDÜRÜLME
SÖNDÜRGEÇ, SÖNDÜRMEK, SÖNDÜRTME, SÖNDÜRÜCÜ
SÖNDÜRME, SÖNDÜRÜM
SÖNDÜR
SÖNDÜR
Işıkların söndürülmesi için verilen komut.
SÖNDÜRÜLME
Söndürülmek işi.
SÖNDÜRMEK
Ateş ve ışığın yanmasına, aydınlatmasına son vermek. Hava veya gaz ile şişirilmiş bir şeyin havasını veya gazını boşaltmak. Tutku ve duyguları yatıştırmak, etkisiz duruma getirmek.
SÖNDÜRME
Söndürmek işi.
SÖNDÜREBİLME
Söndürebilmek işi.
SÖNDÜRÜM
Bir algıç borusundaki elektriksel boşalımın sürüp gitmesini önleme yöntemi. itfâ (bk. borç kapatma).
SÖNDÜRÜCÜ
Yangın söndürücü. Yangınları söndürmeye yarayan.
SÖNDÜRTMEK
Söndürme işini yaptırmak.
SÖNDÜRECEK
Fırınlarda ateş söndürmekte kullanılan kalın saçtan yapılmış bidon. (Gerze Sinop).
SÖNDÜRÜLEBİLMEK
Söndürülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SÖNDÜREBİLMEK
Söndürme imkânı veya olasılığı bulunmak. Söndürmeyi becermek.
SÖNDÜRÜLEBİLME
Söndürülebilmek işi.
SÖNDÜRÜLMEK
Söndürme işine konu olmak.
SÖNDÜRTME
Söndürtmek işi.
SÖNDÜRGEÇ
Haşhaş yağcılarının kullandıkları kömür söndürmeye yarayan saç soba.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÖNDÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALEVYİYEN
Ağzındaki özel bir karışım yoluyla alev çıkaran ya da alev alev yanan çırayı ağzına sokup söndüren kişiye verilen ad.
TULUMBACI
Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
DİNNENDİRMEK
Yanan lamba ve ateşi söndürmek.
KÜLLÜK
Çöplük. Sigara külü silkelenen ve sigara söndürülen kap, tabla, kül tablası, sigara tablası. Banyo, kalorifer kazanıyla ve sobada küllerin döküldüğü yer veya kap. Kül ve süprüntü atılan yer, çöplük. Çöp tenekesi. Çamaşır yıkamak için içinde küllü su bulundurulan çukur. İçine küllü su konulan kırmızı topraktan yapılmış küp. Eğrelti otu. Ayakyolu, hela. Çevresi çalı ile sarılarak kış için saklanan saman yığını. Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan tahıl, saman ve benzerleri kalıntılar. Kuluçka : Sizin tavuk küllük oldu. Ateş küreği. Çift sabanı. Dağın en yüksek tepesi, doruk. İnsanın oturduğu, yaşadığı yer, çevre, mahalle. Teneke su kabı. Temizlikte kullanılan suların konulduğu ağzı geniş, toprak testi. Kül, çöp, süprüntü atılan yer, çöplük. Samanlık. Geleneksel kadın giyiminde başa vurulan fes. Kazan ve sobada küllerin döküldüğü yer. Gübre ve kül çöplüğü. (Körküler Yalvaç Isparta). Bacadan düşen pisliklerin içinde biriktiği duvar içindeki teneke kuytu. (Aksara Niğde). Saflık. Elâzığ ili, Hankendi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Iğdır kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
PÜFLEMEK
Söndürmek veya soğutmak için üflemek.
COZLAMAK
Suya gömülmek, dalmak. Yanan kömür suda söndürülürken ses çıkarmak.
İTFAİYECİ
Yangın söndürme kuruluşunda görevli kimse, yangıncı.
KARARTMA
Karartmak işi. Savaş durumunda düşman uçaklarından korunma amacıyla ışıkları örtme veya söndürme biçiminde alınan önlemlerin bütünü.
KARGABURUN
Kapı mandalı. Yangın söndürme işlerinde kullanılan ucu eğri demir çengel. Uzunca ceviz. Salamura için uzun ve iri bir çeşit zeytin. Uç kısmı yuvarlak kıskaç. (Bursa). Yerli menteşelerdeki sivri kısım. (İlyaslı Uşak).
DİNLENDİRMEK
Dinlenmesini sağlamak. Tarlayı nadasa bırakmak. Yanan lamba, ateş vb.ni söndürmek. Durulmaya bırakmak.
ESİGALE
Tabaklıkta kireç söndürme kuyusu. (Dişkaya Eşme Uşak).
KARALTMAK
Söndürmek. Büyü ile bir insanı diğer bir insandan soğutmak (batıl inanca göre). Karartmak.
İTFA
Söndürme. Sönüm. Sönüm.
SEMENDER
Semendergillerden, uzun gövdeli, dört bacaklı, kuyruklu, kertenkeleye benzeyen, birçok türü bulunan bir hayvan, salamandra (Salamandra). Ateşte yanmadığına hatta ateşi söndürdüğüne inanılan efsanevi hayvan.
GANCA
Gemi demiri. Yangın söndürme aygıtı olarak kullanılan demir kanca. Kanca, ucu eğri, sivri demir. Balık oltası. Kancalı iğne. Dolma tüfekler içindeki paçavrayı çekmeye yarayan ucu sivri ve eğri demir veya tel. Kene: İneğe ganca yapıştı.
ÜFLEMEK
Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek, üfürmek. Nefesli çalgıları çalmak. Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek.
İTFAİYE
Yangın söndürme kuruluşu. İtfaiye aracı.
FREON
Metandan türetilmiş, tümü soğutucu olarak kullanılan kimi halojenil hidrokarbonların tecimsel adı. Soğutma sistemlerinde, yangın söndürmede, kuru temizlemede kullanılan ve hidrokarbonların kısmen klorlanması kısmen de florlanması sonucu oluşan, atmosferdeki ozon tabakasına zarar verdiklerinden dolayı, kullanımı sınırlandırılmış olan uçucu sıvıların genel adı.
KÖRLEMEK
Alay etmek, eğlenmek, taklit etmek. İnsanı sinirlendiren, kızdıran davranışta bulunmak. Bir kimseyi kötüleyerek başarısını engellemek. Tuttuğu işi gelişigüzel yapmak. Küçümsemek. Ağacı filiz vermeyecek duruma getirmek. Su kaynağını kapatmak : Hayrat su kaynağını körlemişler. Balık tutmak için suyu bulandırmak. Yetecek kadar olmak : Misafiri körleyecek kadar kahvemiz var. Ateşi söndürmek. Utandırmak, aşağılayarak davranışlarını olumsuz yönde etkilemek. Alay etmek.