SUÇ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "suç" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. suç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu suç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde suç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SUÇLANDIRILMAK

13 harfli kelimeler

SUÇLANDIRILMA, SUÇLANABİLMEK, SUÇLAYIVERMEK

12 harfli kelimeler

SUÇLANDIRMAK, SUÇLANABİLME, SUÇLAYIVERME, SUÇSUZLARINA

11 harfli kelimeler

SUÇLANDIRMA

9 harfli kelimeler

SUÇIKNAĞI, SUÇSUNMAK, SUÇLANMAK, SUÇSUZLUK, SUÇULLUĞU

8 harfli kelimeler

SUÇLULUK, SUÇLAYIŞ, SUÇUHMAH, SUÇUKMAK, SUÇATAĞI, SUÇLANMA, SUÇLAMAK, SUÇİÇEĞİ, SUÇIKAĞI, SUÇBİLİM

7 harfli kelimeler

SUÇLAMA, SUÇIKTI, SUÇEYİN, SUÇEKER, SUÇEKEN, SUÇURUM, SUÇÜSTÜ

Bazı kelimelerin anlamları

SUÇ

Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış. Yasalara aykırı davranış, cürüm.

SUÇULLUĞU

Gagası uzun bir çeşit ördek, becassine.

SUÇLANABİLMEK

Suçlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SUÇLANDIRMA

Suçlandırmak işi.

SUÇIKNAĞI

Su kaynağı.

SUÇSUNMAK

Kendini suçlu görmek, suçlu saymak.

SUÇLANMAK

Suçlama işine konu olmak, itham edilmek.

SUÇLANDIRILMA

Suçlandırılmak işi.

SUÇSUZLARINA

(Rosenzweig) Engellenme karşısında kişinin, ne kendisini ne de başkasını suçlamayıp durumu sorumlu görmesi.

SUÇLANABİLME

Suçlanabilmek işi.

SUÇLAYIVERME

Suçlayıvermek işi.

SUÇLULUK

Suçlu olma durumu, mücrimlik.

SUÇLANDIRILMAK

Suç yüklendirilmek, itham ettirilmek.

SUÇSUZLUK

Suç işlememiş olma durumu.

SUÇLANDIRMAK

Suçlu olduğuna karar vermek, suçlu olduğunu ileri sürmek.

SUÇLAYIVERMEK

Ayrıntılı düşünmeden suçlamak.

  -   -   -  

Anlamında SUÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AZMETTİRMEK

Bir suçu veya herhangi bir işi kesinlikle yapmasına karar verdirmek.

CÜNHA

Kabahatten ağır ve cinayetten hafif olan suç.

AMAN

Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

AKLAMAK

Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.

CÜRÜM

Suç. Yanlışlık, kusur ya da hata.

ARAMA

Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.

AF

Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.

DAMGALAMAK

Bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak. Bir kimseye, gerçeğe dayanmadan herhangi bir özellik veya nitelik yüklemek. Birine yüz kızartıcı bir suç yüklemek.

ÇARMIH

Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı. Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar.

DAMGALI

Damgası olan, damgalanmış olan. Kendisine yüz kızartıcı bir suç yüklenmiş olan.

DİYET

İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.

CİNAYET

Adam öldürme. Adam öldürme derecesinde ağır suç.

BASKIN

Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.

DEDEKTİF

Suç sayılan bir işi veya bu işi yapanı ortaya çıkarmakla görevli kimse, hafiye, polis hafiyesi.

CELLAT

Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse. Acımasız, katı yürekli, kolaylıkla suç işleyen, zalim.

DAKTİLOTEKNİ

Suçlunun parmak izlerini belirlemeye, kimliğini araştırıp bulmaya yarayan yöntemlerin bütünü.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

CÜRMÜMEŞHUT

Suçüstü.

CEZA

Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.