Kelimeler arşivi içinde; başında "suva" olan, toplam 34 adet kelime bulunmaktadır. suva ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu suva ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde suva olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SUVARINILMAK
SUVARILMAK, SUVARMILIK
SUVARİLİK, SUVANDERE
SUVAŞMAK, SUVARMAK, SUVALÇAN, SUVALMAK, SUVARICI, SUVANMAK
SUVARMA, SUVARIM, SUVARAN, SUVARLI, SUVAMAK, SUVAMAĞ, SUVAŞIK, SUVACIK, SUVATLI
SUVACI, SUVARİ, SUVARI
SUVAR, SUVAP, SUVAN, SUVAL, SUVAK, SUVAS, SUVAH, SUVAĞ, SUVAT, SUVAY
SUVA
Derin olmayan su, sığ. Balkon. Ayakyolu, helâ. Sıva, badana. Arka: Ahmet evin suvasına yatmış. Sıva.
SUVARAN
Bingöl ili, Yamaç nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum ilinde, Hınıs belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muş ilinde, Kızılağaç bucağına bağlı bir bölge.
SUVARIM
Bir suvarmada veya sulamada verilen su miktarı.
SUVANDERE
Soğandere.
SUVARİLİK
Pantolon ya da don dizlerine vurulan yama.
SUVARICI
Su verici.
SUVARILMAK
Sulanmak, su verilmek.
SUVARINILMAK
Suvarılmak, su içirilmek.
SUVARMA
Suvarmak işi.
SUVALMAK
Azalmak.
SUVARLI
Adıyaman ilinde, Suvarlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SUVAŞMAK
Bulaşmak, yapışmak. İşe başlamak. Sıvaşmak, bulaşmak : Üstüne başına hep çamur suvaşmış. Başlamak, sarılmak : İrkenden işe suvaştılar.
SUVARMILIK
Dişbudak ağacı.
SUVARMAK
Hayvana su vermek, su içirmek.
SUVANMAK
Sıvanmak, bulaştırmak.
SUVALÇAN
Solucan.
Bu bölümde tanımı içerisinde SUVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SUVAK
Sıva, badana. Suç atma, iftira : Kuru suvaklardan beri olasın. Oğul alabilmek için kovana sürülen ya da konulan hoş kokulu nesneler. Su biriken çukur yer, pınar, çeşme.
SUVACIK
Üzüntüden ağlayacak gibi olma, gözleri dolma: Gözleri suvacık suvacık oldu. Şanlıurfa ilinde, Harran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AKSESUVARCI
Aksesuvarı, yani sahne takımlarını hazırlayan görevli kişi (bk. Sahne Donat'ması).
KARALAR
Adıyaman şehrinde, Suvarlı bucağına bağlı bir yer. Ankara şehrinde, Kalecik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Ankara ili, Kazan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Antalya şehri, Gazipaşa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir şehrinde, Havran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bursa şehrinde, Büyükorhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bursa ilinde, İnegöl ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Denizli ilinde, Çivril belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır şehri, Çınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İzmir kenti, Turanlı nahiyesine bağlı bir bölge. Kırşehir ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya şehrinde, Ortaköy nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, Kayadibi bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ilinde, Suşehri ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas şehri, Yavu bucağına bağlı bir bölge. Şırnak ilinde, Haberli nahiyesine bağlı bir bölge. Yozgat şehri, Musabeyli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat ilinde, Şefaatli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YARIMAĞIZ
İsteksiz, içten gelmeyerek, dil ucuyla. Bir arktan akan suyun yarısı: Yarımağız suyunan ekin suvarılamaz.
SİDİKLİK
Canlılarda sidiğin atıldığı organ. Tutukevlerinde ağır suç işleyen kimselerin cezalandırılmak üzere kapatıldıkları hücre. Pisuvar.
UZUNKUYU
Adana şehri, Aladağ ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Adıyaman şehri, Suvarlı bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İzmir şehrinde, Uzunkuyu nahiyesine bağlı bir yer. Konya şehri, Çumra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SUAN
Soğan, karşılığı suvan.
SUVAT
Hayvan suvaracak yer.
SULAMAK
Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek. Hayvana su vermek, suvarmak. Para ödemek, vermek, harcamak.
İŞLİK
Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.