SUV ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "suv" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. suv ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu suv ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde suv olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SUVARINILMAK

10 harfli kelimeler

SUVARMILIK, SUVARILMAK

9 harfli kelimeler

SUVOYMALI, SUVARİLİK, SUVANDERE

8 harfli kelimeler

SUVANMAK, SUVARMAK, SUVARICI, SUVAŞMAK, SUVURUĞU, SUVALMAK, SUVERMEZ, SUVALÇAN, SUVERMEK

7 harfli kelimeler

SUVERME, SUVACIK, SUVARMA, SUVARLI, SUVAŞIK, SUVARIM, SUVAMAĞ, SUVARAN, SUVATLI, SUVEMEK, SUVEREN, SUVAMAK

6 harfli kelimeler

SUVMAK, SUVUYA, SUVARİ, SUVARI, SUVACI

5 harfli kelimeler

SUVAK, SUVRE, SUVOY, SUVAĞ, SUVLA, SUVİK, SUVAH, SUVAS, SUVAL, SUVAN, SUVAP, SUVAY, SUVAR, SUVAT

4 harfli kelimeler

SUVE, SUVA

3 harfli kelimeler

SUV

Bazı kelimelerin anlamları

SUV

Su.

SUVANDERE

Soğandere.

SUVARMAK

Hayvana su vermek, su içirmek.

SUVARINILMAK

Suvarılmak, su içirilmek.

SUVALÇAN

Solucan.

SUVALMAK

Azalmak.

SUVERMEZ

Afyon ili, Emirdağ ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Nevşehir ili, Derinkuyu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SUVARMILIK

Dişbudak ağacı.

SUVAŞMAK

Bulaşmak, yapışmak. İşe başlamak. Sıvaşmak, bulaşmak : Üstüne başına hep çamur suvaşmış. Başlamak, sarılmak : İrkenden işe suvaştılar.

SUVURUĞU

Çok sulamaktan bozulan sebze.

SUVARICI

Su verici.

SUVARILMAK

Sulanmak, su verilmek.

SUVARİLİK

Pantolon ya da don dizlerine vurulan yama.

SUVOYMALI

Bir, iki yaşında sığır.

SUVANMAK

Sıvanmak, bulaştırmak.

SUVERMEK

Bir şeyin değerini düşürerek pazarlıkta anlaşmaya yanaşmamak : Alışverişte suvermeyi pek sever.

  -   -   -  

Anlamında SUV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MARMENEVİŞLEME

Çeliğe, içgerilimler yönünden daha dengeli bir su verme uygulama amacıyla, Mb - sıcaklığı üzerinde tutulan bir yağ ya da tuz yunağında önceden suvererek, parçanın sıcaklığını biryapımlama ve bundan sonra sertleştirip menevişleme işlemi, (martensit+menevişleme) marsuverme diye de bilinir.

SUAN

Soğan, karşılığı suvan.

OSİŞLEME

Alaşım çeliklerini, ostenitledikten ve kay bölgelerinde bozunuma uğrattıktan sonra, suvererek sertleştirme işlemi, (ostenit+işleme).

SUVAK

Sıva, badana. Suç atma, iftira : Kuru suvaklardan beri olasın. Oğul alabilmek için kovana sürülen ya da konulan hoş kokulu nesneler. Su biriken çukur yer, pınar, çeşme.

SUVARIM

Bir suvarmada veya sulamada verilen su miktarı.

SUVA

Derin olmayan su, sığ. Balkon. Ayakyolu, helâ. Sıva, badana. Arka: Ahmet evin suvasına yatmış. Sıva.

SULAMAK

Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek. Hayvana su vermek, suvarmak. Para ödemek, vermek, harcamak.

SUVAT

Hayvan suvaracak yer.

SULUH

Oluk, yalak. Eski türkçe suvluk: atın çenesi altından geçen gemin zinciri.

SÜVE

Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Arabalarda, yastık başına dikilen kazıklar. Kapı çerçevesi, pervaz (Kırşehir), karşılığı suve.

SUVARLI

Adıyaman ilinde, Suvarlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

AKSESUVARCI

Aksesuvarı, yani sahne takımlarını hazırlayan görevli kişi (bk. Sahne Donat'ması).

SUVACIK

Üzüntüden ağlayacak gibi olma, gözleri dolma: Gözleri suvacık suvacık oldu. Şanlıurfa ilinde, Harran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KUSUVERME

Kusuvermek işi.

İŞLİK

Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.

SİDİKLİK

Canlılarda sidiğin atıldığı organ. Tutukevlerinde ağır suç işleyen kimselerin cezalandırılmak üzere kapatıldıkları hücre. Pisuvar.

KARALAR

Adıyaman şehrinde, Suvarlı bucağına bağlı bir yer. Ankara şehrinde, Kalecik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Ankara ili, Kazan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Antalya şehri, Gazipaşa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir şehrinde, Havran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bursa şehrinde, Büyükorhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bursa ilinde, İnegöl ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Denizli ilinde, Çivril belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır şehri, Çınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İzmir kenti, Turanlı nahiyesine bağlı bir bölge. Kırşehir ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya şehrinde, Ortaköy nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, Kayadibi bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ilinde, Suşehri ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas şehri, Yavu bucağına bağlı bir bölge. Şırnak ilinde, Haberli nahiyesine bağlı bir bölge. Yozgat şehri, Musabeyli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat ilinde, Şefaatli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SUVARMA

Suvarmak işi.

SUSUVERME

Susuvermek işi.

DURUKMAK

Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Düşünceye dalmak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Uslanmak. Konuşurken susuvermek. Durmak, dinmek: Fırtına biraz duruktu. Kımıldamamak. Atılan, düşen ya da suda hareket eden bir şey önüne gelen engele takılıp durmak. Yiyecek boğazda kalmak. Duruklamak. Durmak, karar kılmak.