Kelimeler arşivi içinde; sonunda "susma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu susma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında susma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde susma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SUSMA
SUSMA
Susmak işi. Türk nakışlarında bir iğne türü.
Bu bölümde tanımı içerisinde SUSMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
HİŞ
Hişt. Hiç. Hiş, susmak ve dikkatli olmak için kullanılır.
HÖSMEK
Susmak.
HIŞTANMAK
Susmak.
HÖŞMEK
Susmak. Deve yavrusu. Benzetmek, karşılaştırmak: Höşmek gibi olmasın gadıncağızın şurasında ganser varmış.
TISLAMAK
Kaz, kedi, yılan "tıs" diye ses çıkarmak. "Tıs" diye ses çıkarmak. Haksızlığını anlayıp susmak, sesi soluğu kesmek. Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak.
HÜSMEK
Susmak.
SUSUŞ
Susma işi.
HERERET
Hararet. Arapça kökenli harâret: hararet; susuzluk; susma.
ÇISMAK
Susmak, pısmak.
SUSTURMAK
Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak. Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, bastırmak. Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek, ilzam etmek.
DUTANMAK
Tutulmak, kesilmek, susmak.
KESMEK
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.
SUSKU
Az konuşma, susma, sükût.
EBSEM
Susma.
HAZIMSIZ
Yediklerini kolay sindiremeyen. Yersiz davranışlara karşı susmak elinden gelmeyen (kimse). Benimseyemeyen, katlanamayan, kabullenemeyen.
SUSTURUCU
Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan. Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç, egzoz. Ateşli bir silahın patlama gürültüsünü azaltan sistem.
ABIŞMAH
Susmak, afallamak, şaşırmak.
SESMEK
Gelişmek, büyümek, yetişmek. Birden ölmek. Büyümek, gelişmek. Susmak.
SUSTURULMAK
Susması sağlanmak, konuşması önlenmek. Aldığı karşılıkla artık söz söyleyemeyecek bir duruma düşürülmek.