SURAT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "surat" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. surat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu surat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde surat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SURAT

Yüz. Soğuk davranma. Somurtkanlık, asık yüzlülük.

SURATSIZLIK

Somurtkan olma durumu.

SURATSIZ

Somurtkan. Aksi, huysuz. Çirkin.

SURATLI

Yüzü ...-yı andıran.

SURATSUZ

Yüzü asık (Erzincan Merkez).

  -   -   -  

Anlamında SURAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SURAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YÜZ

Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.

BURTARMAK

Surat asmak. Alın ve yüz buruşturmak. Yüzünü buruşturmak. Buruşmak.

BURTUK

Asık, ekşi (surat), çatık (kaş).

SOMURTMAK

Küskünlüğünü, bir şeye sıkıldığını, keyifsizliğini anlatacak biçimde yüzünü buruşturmak, surat asmak.

AZNAVUR

İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse.

FİRAVUN

Eski Mısır hükümdarlarına verilen unvan. Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse. İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü.

ÇİRAY

Yüz, surat.

SORUTMAK

Somurtmak, surat asmak. Ayakta durmak, dikilmek, beklemek.

DADARMAK

Küsmek, surat asmak.

SOMURTUK

Asık suratlı, yüzü gülmez, sıkıntılı, çekilmez.

KEKREMSİLİK

Kekremsi olma durumu. Asık suratlı olma, yüzü gülmeme.

FAÇA

İskambil destesinin en altındaki kâğıt. Giysi. Yüz, çehre, surat. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm.

DAPLAK

Ablak suratlı. Bir yaşındaki dana.

ŞİŞİNMEK

Surat asmak, dargın durmak. Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak. Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek.

ÇOPUR

Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı.

FİRAVUNLUK

Firavun olma durumu. Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse olma durumu. Firavunun görevi.

ÇATINMAK

Kaşlarını çatıp surat asmak.

KEKREMSİ

Tadı az kekre olan. Suratı asık, yüzü gülmeyen (kimse). Genzi yakan, buruk (koku).

SOMURTKAN

Sürekli somurtan, asık suratlı, abus.

KOCAKARILIK

Kocakarı olma durumu. Aksi, suratsız, geçimsiz, yaşlı bir kadın gibi olma.