Sonu SUNUN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sunun" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sunun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sunun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sunun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SUNUN

Suyun.

  -   -   -  

Anlamında SUNUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUNUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUYLU

Başka bir parça için dönme ekseni görevini yapan, silindir biçiminde parça. Bir milin yatağında dönmesini sağlayan bölüm. Bir top namlusunun iki yanına tutturulan miller.

PÜSKÜLCÜK

Güneş kursunun bazı tek renkli resimlerinde görülen parlak bulut.

DOLU

Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.

LİKEN

Bir mantarla bir su yosununun ortak yaşamasıyla ortaya çıkan bitkilerin genel adı. Kaşındırıcı bir deri hastalığı.

DUVAR

Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

KARTELA

Tombala vb. oyunlarda sayıların yazılı olduğu kart. Boya, kumaş, halı vb. ürünlerin çeşitlerini küçük parçalar hâlinde gösteren liste. Tuluat tiyatrosunun kapısına asılan tabela.

BRONŞ

Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları.

KETENCİK

Deniz yosununun ince bir cinsi (Muscus arboreus). Bu bitkiden elde edilen, sabun yapımında ve ressamlıkta kullanılan bir yağ. Turpgillerden, küçük sarı çiçekli, yağlı bir bitki (Chamaelina sativa).

ASTRAGAN

Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu. Bu posttan yapılan.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

PANZER

İkinci Dünya Savaşı'nda Alman ordusunun kullandığı, günümüzde polisin kanunsuz sokak gösterileri gibi hareketleri bastırmak için yararlandığı, yüksek tekerlekli, zırhlı, hafif silahlarla donatılmış araç.

BURUNSAK

Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık, burunsalık, burunluk. Hayvanların burunlarına geçirilen ip, burunsalık, burunluk.

SERASKER

Sadrazamlık göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin unvanı.

DUMA

Rus parlamentosunun alt kanadı.

FIRILDAK

Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.

OFSAYT

Futbolda hücuma geçen takımın en az bir oyuncusunun topla oynandığı anda rakip takımın kale çizgisine, o takımın en yakın oyuncusundan daha yakın bulunması durumu.

KIRAĞI

Su buğusunun soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince tabaka.

BAŞYUKARI

Bir yer altı kuyusunun üst kısmına geçmeyi sağlayan geçit.

ORDUCU

Savaş alanına gitmek için yola çıkan Osmanlı ordusunun her türlü gereksinimini sağlamak için birlikte giden zanaatçılar ve esnaf.

GIRTLAK

Soluk borusunun üst bölümü, ümük, imik, hançere. Yiyip içme. Ses rengi, yapısı.