Sonu SUNMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sunmak" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sunmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sunmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sunmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DURUKSUNMAK, DURUMSUNMAK

10 harfli kelimeler

UMURSUNMAK, UCUZSUNMAK

9 harfli kelimeler

ZORSUNMAK, YOKSUNMAK, YOĞSUNMAK, TOGSUNMAK, SUÇSUNMAK, HUYSUNMAK, HORSUNMAK, HAYSUNMAK, DURSUNMAK, ÇOKSUNMAK, ÇOĞSUNMAK

8 harfli kelimeler

PUSUNMAK, UMSUNMAK, UNSUNMAK

7 harfli kelimeler

USUNMAK

6 harfli kelimeler

SUNMAK

Bazı kelimelerin anlamları

SUNMAK

Bir büyüğe veya nezaket gereğince bir kimseye bir şeyi vermek, arz etmek, yollamak, göndermek, takdim etmek. Radyoda, televizyonda, bir eğlence yerinde programı takdim etmek. Tanıtmak, bilgi vermek amacıyla çeşitli yöntemler kullanarak bir konuyu dinleyenlere aktarmak.

DURSUNMAK

Korkmak, duraklamak.

SUÇSUNMAK

Kendini suçlu görmek, suçlu saymak.

YOĞSUNMAK

Eskimek, aşınmak. Yokluğunu incelikle belirtmek (bir nesnenin).

ZORSUNMAK

Yüksünmek, yapacağı işi ağır bir yük veya angarya olarak kabul etmek.

DURUMSUNMAK

Durur gibi olmak. Su durulmaya yüz tutmak.

HUYSUNMAK

Kötü huy edinmek.

UCUZSUNMAK

Ucuz görmek, ucuz saymak. Ucuz görmek, ucuz bulmak.

TOGSUNMAK

Doymak.

HORSUNMAK

Kıskanmak, çekememek. Değersiz görmek, aşağı görmek. Tiksinmek. Bir şeyi istememek. Ağır bir şeyi birden kaldırmak, güreşte birden yakalamak. İstemek. Kıskanmak. Hor görmek. Alışmak, huy edinmek. Hakir görmek, hor görmek.

DURUKSUNMAK

Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak.

ÇOKSUNMAK

Çok görmek, kendisine çok gelmik.

UMURSUNMAK

Özenmek.

HAYSUNMAK

Kıskanmak, çekememek.

YOKSUNMAK

Yoksulluktan dem vurmak.

ÇOĞSUNMAK

Çok görmek, kıskanmak, çekememek.

  -   -   -  

Anlamında SUNMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUNMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SUNMA

Sunmak işi.

YAYIMLAMAK

Kitap, gazete, dergi vb. şeyleri basmak ve dağıtmak, neşretmek. Resmen bildirmek, açıklamak, ilan etmek. Bir yazıya, habere, resme gazetede yer vermek. Dinlenilecek, görülecek şeyleri radyo ve televizyonla sunmak, bildirmek, duyurmak.

ÖNÜLTMEK

Göstermek, sunmak.

TUTMAK

Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.

GEZDİRMEK

Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak. Tanıtmak amacıyla dolaştırmak. Herhangi bir biçimde giydirmek. Sürterek, değdirerek hareket ettirmek. Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek. Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak.

OTEL

Yolcu ve turistlere geceleme imkânı sağlamak, bunun yanında yemek, eğlence vb. hizmetleri sunmak amacıyla kurulmuş işletme.

SUN

Yapma, yapış. İş, yapıt. Gün, etki. T. Sunmak eyleminin emir biçimi.

SUNUVERMEK

Fırsat bulup sunmak.

TESKERMEK

Korkutmak için vuracak gibi yapmak. 1.Sunmak, vermek. 2.Önermek, öne sürmek. Çatlamak, yarılmak. Vuracak gibi el kaldırmak.

ŞÜKRETMEK

Tanrı'ya minnet duygusunu sunmak, şükreylemek. Bir kimseye minnet duymak, gönülden borçlu olmak.

ÇIKARMAK

Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.

UÇLANDIRMAK

Bir şeyi başkasının yararlanmasına sunmak.

SÜRMEK

Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.

SERGİLEMEK

Bazı şeyleri göstermek, tanıtmak ya da satmak amacıyla herhangi bir biçimde, herkesin görebileceği bir yere yerleştirmek, teşhir etmek. Vermek veya sunmak.

ARZETMEK

Arzulamak, özlemek. Özlemek. sunmak.

DELEGE

Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı.

OYLAMAK

Oya koymak veya oya sunmak.

ZORSUNMA

Zorsunmak durumu.

TAPŞIRMAK

Saz şiirinde âşık son dörtlükte kendi adını belirtmek. 1.Korumak için alınan bir şeyi geri vermek : Durmuş kitabı bana tapşırdı. 2.Sunmak : Bu gülü sana tapşırırım. 3.Bağışta bulunmak. 4.Ulaştırmak, yetiştirmek : Bağa giden arabaya bu sepeti tapşırabilir misin?. Tanıştırmak : Sizi Ali Beye tapşırayım. Öpmek. 1.Aktarmak, ısmarlamak. 2.Uyarmak. 3.Bildirmek. 4.Yalvarmak: Tanrı'ya tapşırırım. 1.Tanıtmak. Salık vermek. Ismarlamak. Yırtılan bezin kıyılarını içe katlayarak elde dikmek. Ismarlamak; yerine getirmek. Teslim etmek, tevdi etmek, emanet etmek. Yetiştirmek, ulaştırmak, isâl etmek.