SUMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sumak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. sumak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sumak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sumak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SUMAK

Antep fıstığıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullanılan bir ağaç (Rhus coriaria). Bu ağacın, ekşilik vermek için dövülerek yemeklere katılan mercimeğe benzeyen meyvesi.

SUMAKLI

Kahramanmaraş ilinde, Andırın belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kütahya şehrinde, Gediz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa kenti, Böğürtlen nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa kenti, Kabahaydar nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa ilinde, Karacadağ bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında SUMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KERVANAŞI

Kuru ekmek, yağ, soğanla yapılan, üstüne sumak dökülerek yenen bir çeşit yemek.

SUMBAK

Sumak.

TETİRİ

1.Somak denilen bitkinin yaprağı. 2.Cevizin yeşil kabuğuyla yapılan, yeşile çalar koyu sarı. 3.Kayalık yerlerde yetişen ve boyasından yararlanılan bir çeşit bitki. Sumak ağacı ve bu ağaçtan çıkarılan öz. Somak ağacı.

GODUŞ

Büyük kafalı adam. Sumak.

ALAFA

Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b. Sumaklanmış, yani teteri denilen tanenli bitki suyuna batırılmış deri. Düğünün ertesi günü gelinin bakire olup olmadığını anlamaya gelen kimseler.

PÖRSÜMEK

Gevşeyip sarkmak, porsumak.

SUMAH

Sumak.

ACIK

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.