Kelimeler arşivi içinde; sonunda "stat" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu stat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında stat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde stat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ANAPLAZMODASTAT
BAKTERİYOSTAT, POTANSİYOSTAT, KOKSİDİYOSTAT
PROKTOSTAT
HİGROSTAT, TERMOSTAT, KRİYOSTAT
KEMOSTAT, KOLOSTAT
PROSTAT
HASTAT, KİSTAT
ISTAT, ASTAT, ÜSTAT
STAT
STAT
Stadyum.
ASTAT
Atom numarası 85 olan, bizmutun alfa ışınlarıyla bombardımanı sonucu elde edilen yapay element, astatin (simgesi At).
HASTAT
Ok şeklinde. Yaprak ayası tabandan dışarıya doğru uzamış ve lobları orta eksene hemen hemen dik bir durum almış olan yaprak.
TERMOSTAT
Isıdenetir.
ANAPLAZMODASTAT
Hayvanlarda anaplazmozisin kontrolünde kullanılan kimyasal maddelerden herhangi biri.
PROSTAT
Erkeklerde idrar torbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, iç salgı da salgılayan bez, kestanecik. Bu organda oluşan hastalık.
KOLOSTAT
Güneş gözlemlerinde kullanılan özel yapılı kule ırakgörürü.
PROKTOSTAT
Kabızlık.
ISTAT
Karabiber.
HİGROSTAT
Nemdenetir.
KRİYOSTAT
Bir düşük sıcaklık ayarlayıcısı. Termoregülatör. Sabit düşük sıcaklık kabı. Dondurma mikrotomu yerine geçen, gelişmiş ve etkili kesit alınmasını sağlayan bir çeşit mikrotom. Cerrahi yöntemle alınan örnekler hızlı bir biçimde işlenerek duyarlı enzimlerin veya küçük moleküllerin histokimyasal yapıları muayeneler için özellikle tercih edilir.
KEMOSTAT
Bakteri kültürlerini log fazında uzun süre muhafaza etmek için kullanılan bir cihaz. Bakterilerin çoğalmasını sınırlandırıcı besin elementi.
BAKTERİYOSTAT
Bakterilerin üreme ve gelişmesini önleyen madde.
POTANSİYOSTAT
Bir elektroliz hücresinde çalışma elektroduna değişmeyen ya da belirli bir hızla değiştirilebilen potansiyeller sağlayan cihaz.
KİSTAT
Kirli, bakımsız, uyuşuk kimse.
KOKSİDİYOSTAT
Hayvanlarda koksidiyoz kontrolünde kullanılan su ve yeme katılan ajanlar, antikoksidiyal, koksidiyostatik.
Bu bölümde tanımı içerisinde STAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İSTATİSTİKÇİLİK
İstatistikçi olma durumu.
HAVVAANAELİ
Küçük beyaz çiçekli bir yıllık bir bitki (Anastatica hierochuntia).
NEMDENETİR
Bir yerdeki nemlilik derecesini durağan durumda bulunduran alet, higrostat.
DİKDÖRTGEN
Açıları dik olan paralel kenar, mustatil. Bu biçimde olan.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
HEYKEL
Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü.
DURUK
Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen, statik, dinamik karşıtı. Dalgalı akımlı elektrik motor veya üreteçlerinde hareketsiz bölüm, stator. Kuvvetlerin dengelenmesiyle ilgili olan. Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı, statik.
ASTATİN
Astat.
BİYOELEKTRONİK
Moleküler biyolojinin hücrelerin yapısına giren moleküller arasında geçerli elektrostatik güçlerini inceleyen bölümü.
İSTATİSTİKÇİ
İstatistik uzmanı, istatistikle uğraşan kimse, sayımlamacı.
BAHRİ
Denizle ilgili. Uzun boyunlu, sivri gagalı, boynunun önü ve göğsü parlak beyaz olan, alçaktan ve hızlı uçan, suya bağımlı bir tür kuş (Podiceps cristatus).
ÖĞÜTÜCÜ
Öğütme özelliği olan. Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine. Öğütme işini yapan makine.
NOTER
Çeşitli belge ve işlemlere geçerlik kazandırmak ve yasanın öngördüğü diğer görevleri yerine getirmekle yükümlü, belli nitelikleri ve kendine özgü bir hukuk statüsü olan kamu görevlisi, kâtibiadil. Bu görevlinin çalıştığı yer, noterlik.
KESTANECİK
Prostat. Atların her bacağında birer tane çıkan, boynuz dokusunda olan kısa ve yayvan uzantı.
ENTROPİ
İstatistik kurallarına göre yönlendirilen bir haber kaynağının haber içeriklerinin oranı.
DEĞİŞKEN
Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.
SAYIMLAMA
İstatistik. Sayımlamak işi, sayılama.
AT
Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.
İSTATİSTİKİ
İstatistiksel.
AKTÜERYAL
Sigorta risklerine ve istatistiklere dayanan.