Kelimeler arşivi içinde; sonunda "stand" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu stand ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında stand olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde stand olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
STAND
STAND
Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa.
Bu bölümde tanımı içerisinde STAND geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜVERİ
Sebze bahçesinde ve bostanda yetişen ürünler. Yeşil.
ÖLÇÜNLÜ
Standart.
COULOMB
Elektrik yükünün uluslararası standart, birimi (C). 1 C = 3.10(üzeri 9) esyb.
İYODOMETRİ
Standart iyot çözeltisi ve standart sodyum tiyosülfat çözeltisi ile yapılan volumetrik analiz. Nişasta indikatör olarak kullanılır. Halojenler, hidrojen sülfür, kükürt dioksit, arsenik tuzları, mangan dioksit, demir II tuzları, vs. tayininde kullanılır.
STANDARTLAŞMAK
Standart duruma gelmek.
EŞDEĞERLİK
Bir atom kümesi ya da kökün göreceli olarak birleşme gücü. Bir ilacın diğeri ile belirli standartlar açısından karşılaştırılması sonucunda, eşit olması durumu.
GEREZA
Maymunlar (Primates) takımının Eski Dünya maymunugiller (Cercopithecidae) familyasından, 70 cm kadar uzunlukta, 60 cm kadar ucu beyaz ve püsküllü bir kuyruğa sahip, tembel, omuzundan kaidesine kadar iki taraftan sarkan ak, ipeğimsi kıllara sahip, Habeşistan'da sürüler hâlinde yaşayan bir tür. (Colobus guereza) Maymunlar (Primates) takımının uzunkuyruklumaymungiller (Cercopithecidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 70, ucu beyaz püsküllü olan kuyruğu 60 cm. Baş parmakları yoktur. Yüzü insana çok benzer. Tembeldir. Karamsı-mavimsi renkte kıllıdır. Omuzundan kaidesine kadar iki taraftan yele gibi sarkan ak, ipeğimsi kıllara sahiptir. Güzelliğinden dolayı çok avlanır. Habeşistanda sürüler halinde yaşar.
ÖLÇÜN
Standart.
STANDARDİZASYON
Standartlaşma.
STANDARTSIZLIK
Standartsız olma durumu.
STANDARTLAŞTIRMA
Standartlaştırmak işi. Nitelikte belirli düzeyi, kaliteyi, pazarlamada kolaylığı ve değer birliğini sağlamak amacıyla her tür üründen benzer nitelikte bulunanı ayırma.
STANDARTLIK
Standart olma durumu.
STANDARTLAŞMA
Standartlaşmak durumu.
AGO
Baba. Büyük erkek kardeş. Serbest enerji değişimi. Standart serbest enerji değişimi.
HAZVAL
Kömür tozu kırıntısı. Sebzeler toplandıktan sonra bostanda kalan tevekleri.
STANDARTLAŞTIRMAK
Standart duruma getirmek.
FOŞA
Tombul fındık grubunda standart bir tür fındık.
GÜME
Avcı kulübesi. Bostanda yapılmış olan bekçi kulübesi.
ANDAL
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).
ANDAN
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Mademki, sonra, bakalım. Ondan. Tuzsuz pirinç lâpası. Ona. Sonra, ondan sonra. Ondan Ötürü. Oradan. Onunla.