SONUÇ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sonuç" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. sonuç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sonuç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sonuç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SONUÇLANDIRABİLME

16 harfli kelimeler

SONUÇLANDIRILMAK

15 harfli kelimeler

SONUÇLANDIRILMA

14 harfli kelimeler

SONUÇLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

SONUÇLANDIRMA

11 harfli kelimeler

SONUÇLANMAK, SONUÇSUZLUK

10 harfli kelimeler

SONUÇLAMAK, SONUÇLANIŞ, SONUÇLANMA

9 harfli kelimeler

SONUÇLAMA

8 harfli kelimeler

SONUÇSUZ

7 harfli kelimeler

SONUÇTA

5 harfli kelimeler

SONUÇ

Bazı kelimelerin anlamları

SONUÇ

Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Öz, özet.

SONUÇLANMA

Sonuçlanmak işi, neticelenme.

SONUÇLAMA

Sonuçlamak işi.

SONUÇSUZLUK

Sonuçsuz olma durumu.

SONUÇLANDIRMA

Sonuçlandırmak işi, neticelendirme.

SONUÇLANDIRILMA

Sonuçlandırılmak işi, neticelendirilme.

SONUÇLANIŞ

Sonuçlanma işi, neticeleniş.

SONUÇLANDIRMAK

Sonuca ulaştırmak, bitirmek, neticelendirmek, intaç etmek.

SONUÇTA

Sonuç olarak.

SONUÇLANDIRILMAK

Sonuca ulaştırılmak, neticelendirilmek.

SONUÇLANDIRABİLME

Sonuçlandırabilmek işi, neticelendirebilme.

SONUÇSUZ

Sonuca ulaşamayan, sonuç vermeyen, neticesiz.

SONUÇLAMAK

Sonuca ulaştırmak, sonuçlandırmak, bitirmek. Sonuç vermek. Yol açmak.

SONUÇLANMAK

Sonuca ulaştırılmak, sonuca bağlanmak, bitirilmek, neticelenmek, intaç edilmek.

  -   -   -  

Anlamında SONUÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SONUÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKRABA

Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.

BİTİRMEK

Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.

AKIBET

Bir iş veya durumun sonu, sonuç. Sonunda, önünde sonunda.

AKILLANMAK

Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.

BECERİ

Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

AMAÇ

Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

AKAMET

Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.

BİLANÇO

Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem. Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.

BAĞLAŞIK

Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).

ARDIL

Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, arda, halef, öncel karşıtı. Bir çıkarımda varılan sonuç.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

BİLİM

Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BİLGİSAYAR

Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin.

BALOTAJ

Adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması.

BAĞITLANMAK

Sözleşme ile sonuçlanmak.

BELLEK

Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.

ARAÇ

Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.

BİNNETİCE

Sonuçta.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.