SONDA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sonda" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. sonda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sonda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sonda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SONDALAMACILIK

11 harfli kelimeler

SONDAJCILIK, SONDALAMACI

10 harfli kelimeler

SONDALAMAK

9 harfli kelimeler

SONDALAMA

8 harfli kelimeler

SONDAJCI, SONDALIK

6 harfli kelimeler

SONDAJ, SONDAL

5 harfli kelimeler

SONDA

Bazı kelimelerin anlamları

SONDA

Suyun herhangi bir noktadaki derinliğini ölçmek, dip tabakaların yapısını incelemek için kullanılan araç. Bir boşluğun içini yoklamaya yarayan uzunca ve ucu küt demir araç. Vücudun içinde birikip dışarı atılamayan sıvıyı çekmek veya vücuda sıvı vermek için kullanılan araç.

SONDAJCI

Sondalamacı.

SONDAL

Son doğan çocuk.

SONDALAMA

Sondalamak işi, sondaj.

SONDALAMACI

Sondalama yapan kimse, sondajcı.

SONDALIK

Bir kelimenin veya cümlenin son öğesi. Bu öğeden sonra durgu varsa SALT SONDALIK (Finale absolu) denir.

SONDALAMACILIK

Sondalamacının işi, sondajcılık.

SONDALAMAK

Suyun derinliğini sonda ile ölçmek. Dip katmanların yapısını sonda kullanarak incelemek ve araştırmak. Su, maden, petrol vb. araştırmaları için toprağın derinliklerine sonda sokmak.

SONDAJ

Sondalama. Bir durum, bir düşünce ile ilgili olarak yapılmış olan yoklama, araştırma.

SONDAJCILIK

Sondalamacılık.

  -   -   -  

Anlamında SONDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SONDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSAK

Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

BALIKLAR

Asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak adı geçen soğuk kanlı omurgalılar sınıfı. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf. (Pisces), Omurgalılar (Vertabrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğuk kanlıdırlar. Tamamiyle suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları araciyle solunurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş durumda olup üzeri pullarla örtülü ya da çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya bırakılır ve sonra döllenir (dış döllenme). Birkaç cinsi doğurur. Hareket vücut dalgalanması ya da kuyruk yüzgeci ile sağlanır. Bugün en modern hayvan sınıflandırılmalarında gerçek balıklar tükel-ağızlılar (Teleostomi) adı altında toplanır ve diğer balıklar başka gruplara sokulurlar. Sillur devrinden beri yaşamaktadırlar. Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tükel-ağızlılar (Teleostomi) olmak üzere iki alt-sınıfa ayrılırlar. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Balıklar takımyıldızı, Balıklar burcu.

BARİT

Renksiz veya beyaz, sarı, gri renklerde olabilen, sondaz, dolgu vb. alanlarda kullanılan bir mineral, baritin, baryum sülfat Ba(OH)2.

SAZRET

Birkaç çift öküzle sürülen çiftte en sondakinin önündeki öküz.

GURAMİ

Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, cennet balığıgiller (Anabantidae) familyasından, eti lezzetli olan bir tür. (Osphromenus olfax), Kemikli-balıklar (Teleostei)gugukgiller takımın cennet-balığıgiller (Anabantidae) familyasından bir balık türü. Sonda adalarında yaşar. Eti çok beğenilir.

KATETER

Teşhis ve tedavi amacıyla vücut boşluklarına, damarlar içine ilaç veya sıvı vermek veya almak için özel olarak hazırlanmış tüp. Sonda. Hayvanlarda dişi genital kanala gerekli materyali vermek için kullanılan madeni veya plastikten yapılmış boru şeklinde araç.

FARENGOSTOMİ

Pnömoni, üremi veya alt ve üst çene kemiklerinde kırık bulunan köpekler gıda alamadığında, sonda yerleştirerek beslemek için midenin dönme ve genişlemelerinde operasyon sırasında ve sonrasında, midede toplanmış olan gaz ve sıvı içeriği uzaklaştırmak amacıyla yutak bölgesinde lateralden yapılan açma işlemi.

AKSONAPATİ

Aksonda oluşan herhangi bir patolojik değişim.

KOŞKU

Cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi: Biri kalemi, biri kitabı, öbürü de defteri alarak... gibi, ki "alarak" her üç tümceye koşulmuş bulunuyor. Kelime ilk, orta veya son tümcede geçtiğine göre koşku, BAŞTA KOŞKU (Protozeugma), ORTADA KOŞKU (Mésozeugma) ve SONDA KOŞKU (Hypozeugma) adını alır. (Söz sanatı terimi) Bir cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi. "Sen âlemi kör, herkesi sersem mi sanırsın" gibi ki "sen âlemi kör mü herkesi sersem mi sanırsın" yerindedir. Düven oku. (Belenören Keleş Bursa).

KOLLAR

Hız yarışlarında, çeyrek-sondan sonlamaya dek, iki kez yapılan koşuların ikisine birden verilen ad. Bunların ilkine "ilk kol", ikincisine ise "ikinci kol" denir. İki yarışı da aynı koşucu kazandığında dönü atlanır. Eğer bunların birini bir koşucu, öbürünü öteki koşucu kazanırsa, bir üçüncü yarış daha yapılır ki buna da "son kol" denir.

ANDANA

Sonradan. Ondan sonda. Ondan sora, sonra.

KANNULA

Sonda, kanül.

PROB

Melezleme ile nükleik asit zincirine yerleştirilerek bunlarla melezlenen dizileri bulmak üzere kullanılan kimyasal ya da radyoaktif olarak işaretli DNA ya da RNA parçası. Derin yara ve benzerleri gibi oluşumları sondayla yoklama. Ultrasonografik muayenede ultrases dalgaları üretip dokuya gönderen ve dokuya çarpan ses dalgalarının yansımalarının geri alınmasını sağlayan ultrasonografi cihazının kısmı, transüder. Genler veya hedef DNA parçalarındaki tamamlayıcı baz sırasını tanımlamak için kullanılan, sıklıkla bir belirleyici molekülle işaretlenmiş tek zincirli DNA'dan oluşan molekül.

KARAKUYRUK

İmeceyle çalışan işçilerden en sondaki işçi.

ORTANCA

Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasında bulunan. Taşkırangillerden, kırmızı, pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan, gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi (Hydrangea hortensia). Büyüklük, irilik bakımından üç nesne arasında sondan veya baştan ikinci gelen.

SONUNCU

Zaman, yer, sıra bakımından başkalarına göre sonda olan kimse, şey. Sırada, önem sırasında sonda olan kimse.