Sonu SOHBET ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sohbet" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sohbet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sohbet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sohbet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SOHBET

Dostça, arkadaşça konuşarak hoş bir vakit geçirme, söyleşi, yârenlik, hasbihâl. Söyleşi.

HOŞSOHBET

Güzel ve tatlı konuşan (kimse).

  -   -   -  

Anlamında SOHBET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOHBET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FİNGİRDEMEK

Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak. Gülüşerek sohbet etmek.

DİLBEZE

Çok konuşan. Tatlı dilli, hoşsohbet.

TATSIZ

Tadı iyi olmayan, lezzetsiz. Hoşa gitmeyen bir biçimde. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Sohbeti hoş olmayan veya geçimsizlik çıkaran (kimse). Tadı olmayan, sası. Basit, sıradan.

BEZMİALEM

Dünya meclisi, sohbet toplantısı.

SAHABE

Hz. Muhammed'i görmüş ve onun sohbetinde bulunmuş Müslümanlar, ashap. Sahipler, sahip çıkanlar.

DİLBEZEĞİ

Yerinde söz söyleyen. Çok konuşan. Tatlı dilli, hoşsohbet.

MUSAHİP

Sohbet, arkadaşlık eden kimse. Tatlı konuşmaları ile büyüklerin, özellikle padişahların güzel zaman geçirmelerini sağlamakla görevli kimselere verilen unvan. Yol kardeşi.

DIGILDAMAK

Sohbet etmek, laflamak.

AĞDALAŞMAK

Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.

SÖYLEŞMEK

Karşılıklı konuşmak, hasbihâl etmek, sohbet etmek. Bir işin nasıl yapılması gerektiği konusunda konuşmak, müzakere etmek.

KOKTEYL

Türlü içkiler karıştırılarak yapılmış olan içki. Yeri ve zamanı önceden belirlenen, ayaküstü sohbetlerin yapıldığı içkili toplantı. Karışım.

DİLCİMEN

Hoş sohbet, tatlı konuşan.

ÇOĞEŞLİK

Mahalle insanlarının sohbet ettikleri meydanlık.

GÖRÜŞMEK

Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.

AVURTLAŞMAK

Sohbet etmek, çene çalmak, konuşmak.

LAFLAMAK

Konuşmak, sohbet etmek.

DİLBEZEK

Çok konuşan. Tatlı dilli, hoşsohbet.

KONUŞMAK

Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.

KAYNATMAK

Kaynamasını sağlamak. Belli etmeden almak. Kaynak yaptırmak. Konuşmak, sohbet etmek. Unutturmak.

SÖYLEŞİ

Arkadaşça, dostça karşılıklı konuşma, hasbihâl, sohbet. Bir bilim veya sanat konusunu, konuşmayı andıran biçimde inceleyerek anlatan edebiyat türü, sohbet. Belli bir konuda alanla ilgili kişilerin katıldığı bilgilendirme toplantısı.