Kelimeler arşivi içinde; başında "sivil" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. sivil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sivil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sivil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİVİLLEŞTİRMEK
SİVİLLEŞTİRME
SİVİLLEŞMEK
SİVİLLEŞME
SİVİLCELİ, SİVİLCÜYH
SİVİLCİK, SİVİLÇİK, SİVİLİZE, SİVİLLİK
SİVİLCE, SİVİLCİ, SİVİLCÜ
SİVİL
SİVİL
Askerî olmayan. Çıplak, çırılçıplak. Asker sınıfından olmayan (kimse). Özel bir biçimde olmayan, üniforma olmayan (giysi). Sivil polis. Üniforma veya özel giysi giymemiş olan (kimse). Resmî olmayan giysi.
SİVİLİZE
Medenileşmiş, uygar.
SİVİLLEŞTİRMEK
Sivil duruma getirmek.
SİVİLLİK
Sivil olma durumu.
SİVİLLEŞTİRME
Sivilleştirmek işi.
SİVİLLEŞME
Sivilleşmek durumu.
SİVİLCÜYH
Sivilce.
SİVİLCE
İçinde irin bulunan küçük deri kabarcığı, en küçük çıban.
SİVİLCELİ
Sivilceleri olan (kimse).
SİVİLCİK
Küçük dolu. Sivilce.
SİVİLLEŞMEK
Sivil duruma gelmek.
SİVİLCİ
Sivilce.
SİVİLÇİK
Küçük dolu.
SİVİLCÜ
Sivilce.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİVİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KABARCIK
İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.
AKNE
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.
DÜŞMAN
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
BAŞIBOZUK
Düzensiz topluluk. Karışık, içinden çıkılamayan. Askerlerin arasına katılmış sivil savaşçı.
ACISU
Maden suyu. İçmeye elverişli olmıyan tuzlu, kireçli, kükürtlü su. Deniz kenarından kaynıyarak çıkan tuzlu su. Çıban, sivilce ve yanığın içindeki sarı su, iltihap. Sabunlaşma sonunda kalan kostik suyu. Karın ağrısına iyi gelen kekik veya filiskin (Mentha silvestris) suyu. Eskiden firengiye ilâç olarak kullanılan ve iyodür dö sodyumla yapılan bir ilâç. Rakı. Madensuyu. Orta derecede tuzluluğu olan su. Ankara ilinde, Beypazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Denizli şehri, Sarayköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kocaeli şehri, Derbent bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ili, Asarcık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sinop şehrinde, Gerze ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tokat ili, İğdir nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Trabzon şehrinde, Akçaabat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
PÜSTÜL
İrinle dolu kabarcık veya sivilce.
BAŞBOZUH
Başıbozuk; sivil halk.
KORUCU
Orman ya da kır bekçisi. Kırsal bölgede güvenlik güçlerine yardımcı olan sivil görevli.
EYALET
Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan yönetim bölgesi. Osmanlı Devleti'nde en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi.
AKARCIK
Küçük sivilce.
KABUK
Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.
MÜLKİYE
Devlet yönetimindeki sivil görevliler sınıfı.
ERGENLİK
Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem, yeni yetmelik, ergenlik çağı. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler.
PAŞA
Osmanlı Devleti zamanında yüksek sivil memurlara ve albaydan üstün rütbede bulunan askerlere verilen unvan. Cumhuriyet döneminde general. Uslu, ağırbaşlı.
ÇİVZE
Sivilce.
ÇİVİZİK
Sivilce.
KOMİSER
Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur. Hükûmet komiseri. Saha komiseri.
ÇİÇEKSİMEK
Çiçek gibi olmak, çiçeklenmek. Kristal durumunda bulunan bir bileşik, kristal suyunu yitirip beyazımsı bir toz durumunu almak. Deride leke, sivilce, çiçek gibi döküntüler belirmek.
CIDDAMUK
Sivilce.
ÇİVZİK
Sivilce.