Sonu SİTİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sitik" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sitik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sitik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sitik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SİTİK

Kıyı. Bahçe sulamaya yarayan süzgeçli kova.

ANTİFAGOSİTİK

Fagositozu önleyici.

GRANÜLOSİTİK

Granülositlere ait olan.

FAGOSİTİK

Fagositoz veya fagositlerle ilgili olan.

LENFOSİTİK

Lenfositlere ait, onlarla ilgili olan.

  -   -   -  

Anlamında SİTİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİTİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LENFOSİTOZİS

Lenfositik lökositozis.

MAKROFAJ

Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.

KLOROM

Granülositik sarkom.

MİYELOZİS

Kemik iliği dokusunun çoğalmasıyla kanda myelositik lösemi tablosunun oluşması. Omurilikte tümör oluşması.

FAGOZOM

Fagositozla alınan maddenin oluşturduğu vakuol. Bir partikülün yutulmasından sonra meydana gelen ve duvarı hücre zarından oluşan hücre içi vakuol. Fagosite edilen materyal ve hücre zarının invaginasyonuyla bir fagositik hücrede oluşan zar kaynaklı vezikül, fagositik vakuol, stoplazmik vakuol.

HİSTİYOSİT

Doku makrofajı. Bağ dokusunda yer alan, aktive olmuş, dayanıklı makrofaj. Kan yapan dokuların bağ dokusunun fagositik hücreleri.

PİNOSİTOZ

Endositozla küçük ya da sıvı partiküllerin hücre içine alınması olayı. Hücre zarından doğrudan geçemeyecek kadar büyük moleküllü sıvı maddelerin fagositoza benzer biçimde hücreye alınması. Yüksek molekül ağırlıklı maddelerin, kolloidal taneciklerin veya ilaç taşıyan lipozomların, hücre zarının dış yüzeyinde oluşan bir çukur içine girip çevresindeki zar kısmı tarafından tamamıyla sarılmasından sonra oluşan keseciğin (pinositik vezikül) zardan kopup içindeki maddeyle birlikte sitoplazma içine girmesi olayı. Sıvının, sıvı yutucu hücre (pinosit) tarafından kendi içine alınması.

MONOSİT

Oval ya da at nalı şeklinde bir çekirdeği olan, farklılaşarak makrofajları oluşturan ve dokular arasına geçen, fagositoz yapan büyük kan hücresi. Oval veya at nalı biçiminde bir çekirdeği olan, farklılaşarak makrofajları oluşturan ve dokular arasına geçen, fagositoz yapan büyük kan hücresi. Kanda bulunan, kemik iliği kökenli, oval veya böbrek benzeri görünümde tek çekirdekli, sitoplazmasında azurofilik granüller içeren, fagositoz yapabilen en büyük beyaz kan hücreleri. Dokulara göç ederek kuvvetli fagositik aktiviteye sahip olan ve kronik enfeksiyon hastalıklarında sayıları artan makrofajlara dönüşür ve kanda yaklaşık 24 saat süreyle kalırlar. Kanın büyük, tek çekirdekli ve renksiz olan bir tip gözesi.

MENİNGOSİT

Beyin zarı olan örümceksi zar ile pia mater arasındaki aralıkta bulunan fagositik hücre. Beyin zarlarındaki histiyosit.

MİKROFAJ

Küçük fagositik kan hücresi; polimorf çekirdekli lökosit. Plankton gibi küçük organizmalar veya küçük partiküller üzerinden beslenme.

KERATOMALASİ

Korneanın beslenme bozukluğu sonucu yumuşayıp yaralar göstererek stromasının erimesi. Mikrobiyal, lökositik veya korneal kökenli proteazların ve kollajenazların etkisiyle biçimlenir.

LİZOZİM

Yumurta akı ve gözyaşı gibi farklı kaynaklardan izole edilebilen ve DNA çalışmalarında bakteri hücre duvarındaki mukopolisakkaritleri parçalayan bir enzim. Bakterinin hücre duvarında bulunan peptidoglikanı parçalayarak antibakteriyel etki gösteren, göz yaşında, mukusta, tükürükte ve fagositik hücre granüllerinde bulunan bir enzim. Gözyaşında, burun salgısında, salyada, dokularda, mide salgısında, sütte veya yumurta beyazında bulunan, proteoglikanlar ve glikozaminoglikanlar içindeki N-asetil-nöraminik asidin beta-1, 4 bağlarını hidrolize eden ve gözyaşında, burun salgısında birçok Gram pozitif aerobik bakterinin hücre duvarını yıkan bakterisit etkili bir enzim, muramidaz. Bakterileri öldürdüğü için vücut antibiyotiği olarak değerlendirilir.

HEMOFAGOSİTOZ

Eritrositlerin fagositik hücrelerce yutulması. Yaşam süreleri dolmuş alyuvarların dolaşımdan uzaklaştırılması için alyuvarların fagositik hücrelerce yutulması.

ASTROSİTOM

Astrositlerden köken alan, merkezi sinir sisteminin birincil tümörü. Kedi ve köpeklerde meningiyomlardan sonra en sık görülen, büyüme hızı yavaş olan bir tümördür, astrositik gliom, gliyal tümörler.

ARENAVİRÜSLER

Doğal konakçıları çoğunlukla kemirgenler olan ve insanlarda hastalığa yol açan lenfositik koryomenenjitis ve lassa hastalıkları virüslerin de yer aldığı, elektron mikroskoptaki görüntüsü kum taneciklerine benzeyen, tek iplikli ve parçalı yapıda negatif anlamlı RNA genoma sahip virüs ailesi Arenaviridae.

OSTEOKLAST

Kemik yıkımında görev alan ve tek çekirdekli fagosit sistemine dâhil olan, çok çekirdekli bir kemik hücresi. Kemik yıkımını gerçekleştiren, kemiklerin rezorpsiyon yüzeylerine yakın olarak bulunan, iç boşluklar meydana getiren, 3-50 arasında monositin birleşmesinden oluşan büyük sitoplazmalı, sitoplazmaları asit yapıda ve lizozom içeren büyük, mononukleer fagositer sistemi içeren, çok çekirdekli dev fagositik hücre. İyi gelişmeyen granüllü endoplazma retikulumu ve çok sayıda Golgi, mitokondriyon ve bağımsız ribozomları içeren, paratiroit bezinin salgısı olan parathormonla uyarılarak kemik matriksinin rezorpsiyonunu artırarak dolaşıma kalsiyum ve diğer iyonları veren hücredir. Kemik yıkımında görev alan ve mononükleer fagosit sistemine dahil olan çok çekirdekli büyük kemik hücresi.

KRİPTOZOİT

Belirli sporozoan protozoonların alyuvar dışı evrelerindeki merontları. Plasmodium türlerinin preeritrositik şizontları.

KEMOKİN

Doku ve hücreler tarafından üretilen, fagositik hücreler ve lenfositler gibi bağışıklık sistemi hücrelerinin kemotaksisini ve aktivasyonunu uyaran, ayrıca integrine bağlı akyuvar yapışmasını tetikleyen maddeler. Astım tedavisinde kullanılan ilaç.

APOPTOZ

Programlanmış hücre ölümü; etraftaki hücrelere zarar vermeden bir hücrenin ölmesi ya da fagositik hücreler tarafından yok edilmesi. Apoptozis. Programlanmış hücre ölümü, etraftaki hücrelere zarar vermedan bir hücrenin ölmesi veya fagositik hücreler tarafından yok edilmesi, apoptoz. Apoptozis.