Kelimeler arşivi içinde; sonunda "site" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu site ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında site olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde site olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İMMÜNOJENİSİTE
ANTİJENİSİTE
ÜNİVERSİTE, VARİKOSİTE
ATOMİSİTE, ATONİSİTE, TOKSİSİTE
KAPASİTE
DANSİTE, DENSİTE
EKSİTE
SİTE
SİTE
Genellikle belli meslek adamları için yapılmış veya belli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu, iş merkezi. Kişi veya kuruluşların Genel Ağ'da oluşturduğu değişik konulardaki bilgilendirici veya eğlendirici sayfalar. İlk Çağda kendi yasalarıyla yönetilen bir veya birkaç kentten oluşan devlet. Şehir. Kentlerde, belirli bir merkezden yönetilen, genellikle güvenliği sağlanmış toplu yerleşim merkezi.
TOKSİSİTE
Zehirlilik. Zehirlilik, zehirleme yeteneği, zehir etkisi gösterme derecesi.
ANTİJENİSİTE
Antijenite.
DENSİTE
Yoğunluk.
VARİKOSİTE
Flebektazi. Varis. Varisten etkilenmiş toplardamar.
ÜNİVERSİTE
Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu, darülfünun.
ATONİSİTE
Atoni.
DANSİTE
Özgül ağırlık. Yoğunluk. Film üzerindeki kararma derecesi.
İMMÜNOJENİSİTE
Antijenite.
ATOMİSİTE
Üretici ve tüketicilerin hiçbirinin piyasa fiyatını tek başına etkileyemeyecek kadar fazla sayıda olması durumunu anlatan tam rekabet koşullarından biri.
EKSİTE
Tahrik etme, harekete getirme, uyarma.
KAPASİTE
Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa. Anlama, kavrama yeteneği. Bir işletmenin üretim miktarı. Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa. Belli bir alana sığabilecek kişi veya nesne sayısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
FAKÜLTE
Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri.
HAİN
Hıyanet eden (kimse). Zarar vermekten, üzmekten veya kötülük yapmaktan hoşlanan (kimse). Sitemli bir seslenme sözü. Kötü niyeti olan.
FİSKELEMEK
Fiske vurmak. Hafifçe sitem etmek.
HANİ
"Nerede, ne oldu, nerede kaldı" anlamlarında kullanılan bir söz. Verilen sözü hatırlatan sözün başına getirildiğinde sitem anlatan bir söz. Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri. Karşıdakinin daha önceden bildiği bir şey kendisine hatırlatılmak istenildiğinde kullanılan bir söz. Bazen "bari" anlamında kullanılan bir söz. Hanigillerden, Akdeniz'de yaşayan, alaca kırmızı renkli, beyaz etli, orta büyüklükte bir balık (Serranus cabrilla). "Doğrusunu söylemek gerekirse, kaldı ki, üstelik" anlamlarında kullanılan bir söz.
CÜBBE
Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi.
EKLESİL
Üniversitelerde öğrencilerin ders seçme veya bırakma işlemi.
KAPASİTESİZ
Kapasitesi olmayan.
BAKALORYA
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.
KAPASİTESİZLİK
Kapasitesiz olma durumu.
HEY
Seslenmek veya ilgi ve dikkat çekmek için söylenen bir söz. Sitem, yakınma, azar, beğenme vb. çeşitli duyguları anlatan cümlelerde kullanılan bir söz.
BÖLÜM
Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
DEKAN
Üniversitelerde bir fakültenin yönetiminden sorumlu profesör.
GAMZE
Bazı insanların çenelerinde, yanaklarında doğal olarak bulunan özellikle güldüklerinde daha iyi görülen küçük çukur. Yan bakış, göz süzme, sitemli bakma.
DARÜLFÜNUN
Üniversite.
DOÇENT
Üniversitelerde profesörden önceki basamakta bulunan öğretim üyesi.
İLAHİ
"Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz. Tanrı ile ilgili olan, Tanrı'ya özgü olan, tanrısal, lahuti. Çok güzel, mükemmel. Tanrı'yı övmek, ona dua etmek için yazılıp makamla okunan nazım.
BİNİŞ
Binme işi. Üniversite öğretim üyelerinin giydikleri cübbe. Atlı alay. Yüksek aşamalı bilginlerin ve yeniçeri subaylarının giydikleri cübbe. Atlı alayda giyilen giysi.
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genel olarak araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu.
DOKUNDURMAK
Dokunmasını sağlamak. Bir şeyi üstü kapalı ve sitem yollu hatırlatmak, tariz etmek.