Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sindirmek" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sindirmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sindirmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sindirmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SİNDİRMEK
Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak. Kendine mal etmek, anlayışla karşılayıp benimsemek. Yenilen besin maddesini sindirim sisteminde gereken değişikliklere uğratarak kana karışabilir bir duruma getirmek, hazmetmek.
ESİNDİRMEK
Birinde esin uyandırmak, ilham etmek.
TİKSİNDİRMEK
Tiksinmesine yol açmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİNDİRMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SİNİRLEMEK
Etin içindeki kas kirişlerini ve kalın zarları ayıklamak. Sindirmek, hazmetmek. Savaşlarda, hasmın altındaki atın art ayak kirişlerini kılıçla kesmek.
ALTAZITMAK
Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak. Yenmek, sindirmek.
SİNDİRME
Sindirmek işi.
SIĞRINMAK
Sindirmek, hazmetmek. Sindirmek.
HAZMETMEK
Sindirmek. Hoşa gitmeyen bir davranışı karşılıksız bırakmak, içine atmak. Katlanmak, dayanmak, sabretmek.
ESİNDİRME
Esindirmek işi.
PISTIRMAK
Pısma işini yaptırmak. Korkutarak kımıldayamayacak duruma getirmek, sindirmek.
ALTALAMAH
Yenmek, sindirmek.
ALIŞDIRMAK
İki tahtayı aralıksız eklemek. Sindirmek.
OCUTMAK
Korkutmak, ürkütmek. Yıldırmak. Rahatsız etmek. Acıtmak, ağrıtmak. Bıktırmak. Soğutmak. Sindirmek, korkutmak.
PUSTURMAK
Korkutmak, sindirmek.
ALÇALAMAK
Sindirmek, hakaret etmek, yenmek: Benim horoz seninkini alçaladı.
KÖSELTMEK
Ağacın tepesini ya da ucunu kesip kısaltmak. Sindirmek, pusturmak.
SINDIRMAK
Kırmak, parçalamak. Yenerek bozmak, mağlup etmek. Sindirmek.
ALTILAMAK
Yenmek, sindirmek.
DÖĞNEMEK
İş için bir kimseye tekrar tekrar baş vurmak. Vücuda sindirmek, sahip olmak. Ayak üstünde kalmak: Evde döğnedim kaldım. Kazılmış, yumuşak toprağı basarak ezmek, çiğnemek. Yağmur bir yere çarparak yağmak. Top ve tüfek atışı aynı yere tekrar tekrar yapılmak.
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.
ALTALAMAK
Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak: Hasanın hastalığı altaladı. Yenmek, sindirmek: Sen onu altalıyamazsın. Hastalık artmak ve yineleyerek hastayı güçsüz bırakmak. Sindirmek, yenmek.
TİKSİNDİRME
Tiksindirmek işi.
ISSIMAK
Korkutarak yıldırmak, sindirmek.