Sonu SİLLE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sille" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sille ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sille olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sille olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SİLLE

Elin iç yüzüyle vurulan tokat.

FASİLLE

Fasulye. Kuru fasulye.

  -   -   -  

Anlamında SİLLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİLLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARDIÇLI

Artvin şehrinde, Murgul ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir kenti, Savaştepe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Batman kenti, Kayapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum ili, Pasinler ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Gümüşhane şehri, Şiran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hatay kenti, Hassa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Isparta şehrinde, Keçiborlu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. İçel ilinde, Gülek bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya şehri, Sille nahiyesine bağlı bir bölge. Niğde ilinde, Çiftehan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tokat şehrinde, Çamiçi nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli şehri, Pülümür ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

HETEROGONİ

Ayrı eşeyli döl ile hermafrodit dölün ya da ayrı eşeyli döl ile partenogenezin ya da partenogenezle hermafrodit dölün almaşık olarak birbirini izlemesi şeklinde olan döl değişimi tipi. Ayrı eşeyli dölle hermafrodit dölün veya ayrı eşeyli dölle partenogenezin veya partenogenezle hermofrodit dölün almaşık olarak birbirini izlemesi biçiminde olan döl değişimi tipi. Partogenezis veya biseksüel ilişkiyle ortaya çıkan nesillerin takibi. Ayrı eşeyli döl ile erdişi dölün ya da partenogenezle erdişi dölün ya da partenogenezle ayrı eşeyli dölün birbirinin arkasından gelmesi biçiminde olan döl değişimi tipi.

TAŞILLAŞMA

Fosilleşme.

HİDROKSİLİZİN

Lizin aminoasidinin hidroksillenmiş bir türevi. Kollajenin bir bileşeni olup kalıntıları çapraz bağların oluşumuna katkıda bulunur.

DİNOZOR

Dinozorlar takımından, boyu 20 metre kadar olabilen, ilk çağlarda yaşamış, günümüze fosilleri kalmış bir sürüngen. Gelişmelere ayak uyduramamış, çağın gerisinde kalmış veya mevcut durumu korumak isteyen kimse. İkinci Jeoloji Devrinde yaşamış dev sürüngenlere verilen genel ad.

DAĞDERE

İzmir ili, Tire ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kahramanmaraş kenti, Elbistan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Konya şehrinde, Sille nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa ilinde, Akhisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DEĞİRMENKÖY

Bitlis şehrinde, Güroymak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Konya ili, Akşehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya ili, Sille nahiyesine bağlı bir bölge. Kütahya kenti, Gediz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Van ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

EŞĞETMEK

Şiddetle vurmak; sille eşğetmek.

DİONYSİA

Dionysos şerefine kutlanan törenlere verilen ad. Bunlar:. Büyük Dionysia ya da Kent Diyonysiası. Küçük Dionysia ya da Kır Dionysiası. Lenaia, üzüm töreni olarak üç çeşit olurdu. Kır Dionysiaları ve Lenaia bağ bozumu zamanı Büyük Dionysialar da ilkbaharda Nisan ayında yapılır ve altı gün sürerdi; dört günü tiyatro temsilleri için ayrılmıştı. Büyük Dionysialar Yunanistan'ın en büyük törenleri idi.

CYCLORRHAPHA

Küçük veya orta boyda, kısa üç segmentli bir antene sahip, son anten segmentinde arista adı verilen tüy benzeri bir organeli bulunan, maksiller palpleri küçük, çapraz damarlı kanatlara sahip, hem erkek hem de dişileri hayvanlarda parazitlenen, ancak grubun birçok üyesi parazit olmayan, rudimenter veya emici ağız organelleri bulunan sinek alt takımı. Kimi türler ise larva dönemlerinde zorunlu parazit olup insan ve hayvanlarda zorunlu miyazis etkenidirler.

APRAMİSİN

Streptococcus tenebrarius adlı bakteri kültürlerinden elde edilen aminosiklitol türevi olan, Gram pozitif ve negatif basillere karşı etkili bir antibiyotik.

BAŞARAKAVAK

Konya ili, Sille bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DİNEİN

Sillerin çift olarak bulunan çevresel mikrotüpçüklerinin (A ve B ipliği) küçük ve merkeze dönük (A ipliği) olanından uzanan ve proteinden oluşan iki çıkıntıya verilen ad. İki çıkıntıdan içtekine iç kol, dıştakine dış kol denir ve yan yana gelen çiftler arasında dineinler ile köprüler kurularak ve kurulan köprüler koparılarak kayma hareketi ile silin hareketi sağlanır. Sil ve flagellaların yapısında yer alan kasılmada görevli bir protein.

TAŞILLAŞMAK

Fosilleşmek.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

DİYATOME

Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyası.

KEHRİBAR

Süs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılır ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine, samankapan, kılkapan. Bu reçineden yapılmış.

ZAMAN

Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

KÜLTÜR

Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Tarım. Bireyin kazandığı bilgi. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

FOSİLLEŞME

Fosilleşmek durumu, taşıllaşma.