SİKLE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sikle" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. sikle ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sikle ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sikle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SİKLE

Kova.

SİKLEMEMEK

Değer ve önem vermemek, aldırış etmemek.

SİKLEMEME

Siklememek işi.

SİKLEROKRONOLOJİ

Bir organizmanın geçmiş tarihiyle ilgili olarak otolit, pul ve iskelet gibi kalkersi yapılarını inceleyen bilim.

  -   -   -  

Anlamında SİKLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİKLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DERRACE

Bisiklet.

MOTORCU

Deniz motoru işleten kimse. Motosiklet kullanan kimse.

SEPET

Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. Sazdan örülmüş balık kapanı. Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. Bu kabın aldığı ölçüde.

TANDEM

İki kişilik bisiklet. Futbolda savunmanın gerisinde görev yapan oyuncunun arkasındaki tek kişi. İki kişilik yamaç paraşütüyle yapılmış olan uçuş. Kürek sporunda ikişer kürek kullanılarak yapılmış olan tekne yarışı kategorisi.

ÇİFTTEKER

Bisiklet.

MOTOR

Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek. Akaryakıtla işleyen deniz aracı. Motosiklet.

PARKUR

Binicilik, bisiklet, atletizm, yürüyüş vb. sporların yapıldığı özel yol. Gezi ve yürüyüş yapılmış olan özel yol.

BİNMEK

Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.

PORTBAGAJ

Otomobil, bisiklet vb. taşıtlarda eşya konacak yer, bagaj.

CAMBAZ

Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.

SELE

Yayvan, genişçe sepet. Sere. Bisikletin oturulacak yeri.

DİDON

Halkın İstanbul'daki yabancılara, özellikle Fransızlara verdiği ad, didona. Züppe. Bisiklet sürücüsünün elle tutarak bisikleti yönettiği ön bölüm.

ÇİFTTEKERCİ

Bisikletçi.

BİSİKLETSİZ

Bisikleti olmayan.

BİSİKLETÇİ

Bisiklet sporu yapan kimse, çifttekerci.

KORNA

Motorlu taşıtlarda, bisikletlerde sesle işaret vermek için kullanılan ve içinden hava geçirilerek çalınan boru, klakson.

ÇİFTTEKERCİLİK

Bisikletçilik.

KESİKLİ

Kesikleri olan. Aralıklarla süren, duraklamalar yapan (elektrik akımı).

ELCİK

Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılmış olan kaplama.

KADRO

Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi. Bu çizelgedeki yer. Bir işte görev alan kişi veya kişiler, ekip. Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm.