Kelimeler arşivi içinde; başında "seyretme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. seyretme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu seyretme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde seyretme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEYRETME
Seyretmek işi.
SEYRETMEK
Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak. Bir olaya karışmadan bakmak. Taşıt, ilerlemek, yol almak. Eğlenmek, görmek, öğrenmek vb. için bakmak, izlemek. Hastalık vb. sürmek, devam etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEYRETME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
IMIRGAZ
Seyretmekten hoşlanan, meraklı. Kendini ilgilendirmediği halde bilgiçlik taslayan. Gereksiz, hoşlanılmayan kişi.
SEYREDİVERMEK
Seyretmek.
AZİGOS
Tek olan, çift olmayan, bir atardamarla seyretmeyen.
SEYREYLEMEK
Bir şeyi seyretmek, geriden gözlemek.
GEZİLİK
Dinlenme, eğlenme ya da doğadan daha çok yararlanma amacıyla, ya olduğu gibi doğal durumunda bırakılmış ya da görsel nitelikleri değiştirilerek değerlendirilmiş, oturma, seyretme ve yürüme gibi, edilgin eğlenme ve dinlenmeye olanak sağlayan açık ve yeşil alan.
SEYRELLEMEYH
Bakmak, seyretmek.
SEYRETTİRMEK
Seyretme işini yaptırmak.
TEMAŞA
Hoşlanarak bakma, seyretme. Seyredilecek görüntü, görülmeye değer şey. Gezme, seyir. Oyun, temsil, piyes, tiyatro.
GÖREDURMAK
Görmekte bulunmak, seyretmek, devamlı surette görmek.
SEYR
Seyir, seyretme// seyr etmek: temaşa etmek.
SİRET
Bir kahramanın ya da kavmin efsanesi. Seyretmek. Bir kimsenin ahlakı, karakteri, kişiliği, davranışı. Gidiş, tarz.
SERETMEK
Seyretmek.
SEYRELTİM
Bir çözeltiyi seyretmek için çözgen katılması.
HÖYÜKLEMEK
Küçük tepeler üzerinden çevreyi seyretmek, gözetlemek. Taşları üst üste yığmak. Ansızın korkmak.
SEYREDEBİLMEK
Seyretme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İZLEMEK
Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. Belirli bir yönde gitmek. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek. Gözlemek, incelemek. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. Bir şeye uymak, bağlı olmak. Herhangi bir olayla ilgilenmek.
SEYREDİLMEK
Seyretme işine konu olmak.