Kelimeler arşivi içinde; başında "sevme" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. sevme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sevme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sevme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEVME
Sevmek işi.
SEVMEK
Sevgi ve bağlılık duymak. Çok hoşlanmak. Okşamak. Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek. Yerini, şartlarını uygun bulmak.
SEVMEKLİK
Sevmek, sevme.
SEVMEN
Köyden köye gelin almaya giden güvey yanlısı, atlı, davullu, zurnalı, silahlı ve cepken giyinmiş delikanlı alayı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEVME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEÇİŞLİ
Nesne ile kullanılan (fiil), müteaddi: Sevmek (okuma-yı sevmek), görmek (ev-i görmek), kırmak (cam-ı kırmak), dökmek (süt-ü dökmek) gibi.
KOKLAŞMAK
Birbirini koklamak. Anlaşmak, birbirini sevmek.
SEVİM
Sevme işi, sevgi. Bir kimsede, bir şeyde bulunan ve o kimse veya şeyi başkalarına sevdiren özellik.
BİTMEK
Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.
EĞİLİM
Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.
BAYILMAK
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.
İNSANLIK
İnsan olma durumu, insaniyet. İnsanın değerini, saygınlığını veren öz, insana yaraşır yaşama ve düşünme ilkesi, insaniyet. İnsanların tümü, beşeriyet. İnsanca davranma, insaniyet. Doğru dürüst insana yakışır durum, adamlık, âdemiyet. İnsanı sevme, insan sevgisi, insancıl olma, insaniyet. İnsanı insan yapan, insanın doğasını oluşturan niteliklerin hepsi, insaniyet.
BARIŞMAK
İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.
PERESTİŞ
Tapınma. Delicesine sevme.
ESTETİKÇİLİK
Gerçeklik ve yarar kaygılarından sıyrılarak bir sanat veya felsefe konusunu salt güzelliği için sevme kuramı, güzel duyuculuk, estetizm.
SEVDİRMEK
Sevmesini sağlamak.
EVCİMEN
Evine, ailesine çok bağlı (kimse). Evinde kendi hâlinde oturan, dışarıya çıkmayı sevmeyen. Ev işlerini iyi bilen, becerikli (kadın).
SEVİŞMEK
Birbirini sevmek. Cinsel ilişkide bulunmak, aşk yapmak.
HOŞLANMAK
Hoşuna gitmek, hoş bulmak, hazzetmek, sevmek.
BAĞLANMAK
Bağlama işine konu olmak. Yalnızca belli bir işle uğraşmak. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek. Beklenen şey elde edilmez olmak. Sevmek, içten bağlı olmak. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak.
KÖKTEŞ
Aynı kökten gelen çeşitli yapı ve görevi olan (kelimeler): Sevgi, sevinç, sevme; vergi, verim, veri; başlık, başlangıç, başkan gibi.
GEVŞEMEK
Sertlik ve gerginliği bozulmak. Çözülmek. Yumuşamak, yatışmak, sakinleşmek. Sevmek, hoşlanmak. Para piyasasında değer yitirmek.
AGUCUK
Süt çocuğunu sevmek için söylenen bir söz.
SEVECENLİK
Acıyarak ve koruyarak sevme, şefkat, müşfiklik.
SEVİŞ
Sevme işi.