Kelimeler arşivi içinde; başında "seviş" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. seviş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu seviş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde seviş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEVİŞEBİLMEK
SEVİŞEBİLME, SEVİŞTİRMEK
SEVİŞTİRME
SEVİŞLER, SEVİŞMEK
SEVİŞLİ, SEVİŞME
SEVİŞ
SEVİŞ
Sevme işi.
SEVİŞLER
Manisa şehrinde, Soma ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SEVİŞLİ
Sevinçli.
SEVİŞEBİLMEK
Sevişme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SEVİŞEBİLME
Sevişebilmek işi.
SEVİŞTİRMEK
Sevişme işini yaptırmak.
SEVİŞTİRME
Seviştirmek işi.
SEVİŞMEK
Birbirini sevmek. Cinsel ilişkide bulunmak, aşk yapmak.
SEVİŞME
Sevişmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEVİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞIKTAŞLIK
Karşılıklı sevişme, muaşaka.
YOZMAK
Bitki, hayvan, zamanla soysuzlaşmak, bozulmak, yabanıllaşmak. Kök salamayıp, gelişememek (fidan vb.). Aşı tutmamak. Zayıflamak. İsteğinden caymak, bir şeyden soğumak. Tavuk, kuluçkaya yatmaktan caymak, yumurtlamaz olmak. Cinsel kızgınlığı geçmek. Sevişen iki kişi darılmak. Huyu bozulmak, sevimsizleşmek. Silmek (yazı için). Güzelliği, çekiciliği yok olmak. Yorumlamak. Dinlendirmek.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AŞIK
Aşık kemiği. Aşırma. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad. Halk ozanı. Dalgın, kalender kimse. "Ahbap, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç. Kadınların bir süs eşyası. Allah adamı, safderun, bön. Çingene. Âşık. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi. Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta). Akıntı, cereyan. Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur. Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad. (Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri. Tutkun, vurgun, sevdalı.
ACIŞMAK
Kızmak, çıkışmak, öfkelenmek. Üzülmek, acı duymak, kederlenmek: O kadar acışma, ölenle ölünmez. Birinin ölümüne, felâketine hep birlikte üzülmek, yanmak. Sızlamak, ağrımak, için için acımak. Canı yanmak. Sevişmek: Biz kızımla pek acışırız. Acı duymak, üzülmek. Üzülmek, acı duymak, kederlenmek. Ağrımak, acıyı kendi organı üzerinde duymak.
ÖYÜRLEŞMEK
Birbirine alışmak, dost olmak, birbirinden ayrılmayacak derecede sevişip anlaşmak.
DİNKİRCİLİK
Sevişenler arasında aracılık yapma işi.
EŞİRGENMEK
Kıskanmak, çekememek. Sevişmek: Bu iki komşu çok esirgenirler. Can sıkıntısını gidermek için herhangi bir kimse ile dertleşmek, konuşmak. Yoldaşlık etmek, birbirinin elinden tutmak, eş olmak: Bu çiftlikde kimse yok, onunla esirgenerek oturabilirsek oturacağız. Konuşmaya hazır bir halde yutkunup durmak. Oyalanmak. Alışmak, kendine eş tutmak, arkadaşlık etmek.
AŞIKTAŞ
Birbirleriyle sevişen erkek ve kadından her biri.
CİNSELLİK
Cinsel özelliklerin bütünü, eşeysellik. Sevişme duygusu, seksüellik.
OYNAŞMAK
Birbiriyle oynamak. Karşılıklı sevişmek, sevgi gösterisinde bulunmak, cilveleşmek, âşıktaşlık etmek, korte etmek.