Kelimeler arşivi içinde; sonunda "serpmek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu serpmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında serpmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde serpmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SERPMEK
SERPMEK
Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. Vermek, saçmak. Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SERPMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SERPELEMEK
Seyrek damlalar durumunda yağmak. Sürekli olarak ve az serpmek.
DÖKMEK
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.
BİBERLEMEK
Biber serpmek, biber katmak.
CİMDİRMEK
Çimdiklemek. Üzerine su serpmek. Yıkamak.
CALAMAK
Saçmak, serpmek, ekmek.
EKMEK
Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
UĞRALAMAK
Uğra serpmek.
ÇİLERMEK
Nemlenmek, küflenmek: Tuz çilermiş. Bülbül sürekli ötmek. Soğuk almak. Çimlenmek, yeşermek. Az az su serpmek.
EKELEMEK
Birini baştan savmak. Aldatmak. Tane ya da toz halindeki bir şeyi serpmek. Yemeğe tuz, biber ve benzerleri şeyleri ekmek. Tarlayı ikinci kez sürmek. Tohumları tarlaya gelişigüzel dik-mek. Tohum ekmeden önce tarlayı ekime hazırlamak için sürmek. Tohumu seyrek olarak saçmak. Hafifletmek, değiştirmek. Bildiği bir şeyi söylememek. Saçmak, seyrek olarak ekmek (tohum için). Başından savmak.
SAÇIŞTIRMAK
Azar azar saçmak, dağıtmak, serpmek. Rastgele saçmak.
KÜKÜRTLEMEK
Toz kükürt serpmek.
SERPME
Serpmek işi. Koni biçiminde, ucuna bir sıra kurşun dizilmiş balık ağı, serpme ağ, tepeden inme. Serpilmiş durumda olan.
GÜLABDAN
Gül suyu serpmek için kullanılan, ağzı emzikli, armut biçiminde küçük kap.
UNLAMAK
Una bulamak, üzerine un serpmek. Un bulaştırmak.
SERPİŞTİRMEK
Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpmek. Gelişigüzel serpmek.
SÜRMEK
Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
SAÇALAMAK
Saçmak, serpmek.
CALAMAH
Parçaları biribirine eklemek, dikmek. Başına belâ etmek. Saçmak, serpmek, ekmek.
PİSELEMEK
Ekelemek, dökmek; hafifçe serpmek.
NAFTALİNLEMEK
Güveden korumak için yünlüler üzerine, arasına naftalin serpmek veya atmak.