Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sermek" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sermek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sermek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sermek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEPSERMEK, DEPSERMEK, KEPSERMEK, PÜRSERMEK, TEBSERMEK, TEKSERMEK, TENSERMEK, TEVSERMEK
EFSERMEK, PÖSERMEK, PÜSERMEK
ESERMEK
SERMEK
SERMEK
Kurutmak için asmak. Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek ya da hırpalamak. Açarak yaymak veya döşemek. Göstermek amacıyla asmak veya yaymak. Düz bir yere yaymak. Boşlamak, savsaklamak.
TENSERMEK
Uygun görmek.
ESERMEK
Bakmak, beslemek, yetiştirmek.
TEPSERMEK
Kuruyup çatlamak.
KEPSERMEK
Hafiflemek, dinmek (yağmur için).
PÜRSERMEK
Genişlemek, gevşemek : Tütün ipleri ahır içinde tamamen pürsermiş.
TEBSERMEK
Kurumaya yüz tutmak.
PÜSERMEK
Tahta ve benzerleri şeyler ıslaklık nedeniyle şişmek.
PÖSERMEK
Pörsümek, buruşmak (meyve için). Nemlenen şeyin hacmi genişlemek.
EFSERMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.
TEVSERMEK
Çamaşır gibi şeyler kurumaya yüz tutmak, az nemli olmak.
TEKSERMEK
Önermek, öne sürmek. Uygun görmek.
DEPSERMEK
(Dudak, dil, yara, meyva hakkında) kuruyup buruşmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SERMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SERİVERMEK
Çabucak veya kısa sürede sermek.
GURULUH
Hayvanların altına serpilen kuru gübre. Hayvanların altına sermek için kurutulmuş gübre.
SERME
Sermek işi. Sac ekmeği.
SERGÜ
Ekin sermek için kullanılan hasır, kilim ve benzerleri yaygı. Sergi.
DÖŞEMEK
Bir tabanı, tahta, karo, mermer vb. yapı gereçleriyle kaplamak. Boru, kablo vb. yerleştirmek, çekmek. Bir ev veya dairenin oturulabilir duruma gelmesi için gerekli eşyayı oraya yerleştirmek. Kumaş, halı vb.ni bir yeri iyice örtecek biçimde sermek.
ESERME
Esermek işi.
DOŞATMAK
Döşetmek, sermek - tayatmak doşatmak: dayatip döşetmek.
SERİNMEK
Kendisi için sermek, yaymak. Sabırla beklemek. Serilmek, yüzü koyun yatmak.
SÖYKEMEK
1.Yaslamak, dayamak: Dirseğimi masaya söykedim. 2.Yatar gibi oturmak. 3.Yatırmak, sermek : Merhametsiz adam koca ormanı yere söykemiş. Son vermek : O meseleyi söykemeden başka işe bakmayalım ağalar. Dayamak.
KÖSMEK
Ayağını uzatmak. İnsan olduğu yere yıkılıp kalmak. Pusmak, sessizleşmek, uyuşup kalmak, sinmek. Koyunlar sıcakta yatmak. Gücü azalmak. Koşarak yorulmak. Birini yere sermek, yıkmak, düşürmek. Değnekle vurmak. Darılmak, küsmek. Ağacı eğmek, devirmek. Çökmek, yıkılmak, göçmek. Çiçek ve sebzeler kuraklık ya da böcekler yüzünden birdenbire sararıp solmak. Uzanıp yatmak, ayaklan uzatarak yatar gibi oturmak, sere serpe oturmak. Yıkılmak, çökmek.
İLEMEK
Yatak yapmak, yatak sermek. Yoğurmak: Hamuru iyi ilersen ekmeği güzel olur. Sürmek, çalmak. Mesken edinmek, il tutmak.
YAYMAK
Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek. Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak. Çevreye dağılmasına sebep olmak. Birçok kimseye duyurmak. Koyun, inek vb.ni otlatmak. Işık kaynağı, ışığı kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek. Sınırı genişletmek.
TEPSERME
Tepsermek işi.
ÇAC
Sermek yaymak; ekin yığınını harmana sermek.
GAHMUHLAMAH
Bir kimseyi yumrukla yere sermek.
POSDETMEK
Adamakıllı dövmek; leşini sermek.
ARDAMAK
Ağaç içten çürümek. Kocamak, ihtiyarlamak. Asmak, arkaya almak, sermek.
YAZMAK
Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak. Açmak. Yaymak, sermek. Yazı ile bildirmek, haber vermek. Gelinin yüzünü süslemek. Yazar olarak görev yapmak. İnsanın geleceğini belirlemek. Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek. Sayaç vb. sayılarla niceliği belirtmek. Bir göreve almak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek yaklaşma bildiren birleşik fiiller oluşturur. Kaydetmek. Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak.
IYMEK
Sermek.
SEREKLEMEK
Sayıklamak, uykuda konuşmak. Meyveleri kurutmak için sermek.