SERGİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sergi" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. sergi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sergi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sergi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SERGİLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

SERGİLEYEBİLME

11 harfli kelimeler

SERGİLETMEK, SERGİHALISI, SERGİKARASI, SERGİLENMEK

10 harfli kelimeler

SERGİAĞACI, SERGİLEYİŞ, SERGİLETME, SERGİLENME, SERGİLENİŞ, SERGİLEMEK, SERGİCİLİK

9 harfli kelimeler

SERGİLEME, SERGİBAŞI, SERGİNLİK

8 harfli kelimeler

SERGİEVİ, SERGİLİK, SERGİMEK

7 harfli kelimeler

SERGİCİ, SERGİLİ

6 harfli kelimeler

SERGİN

5 harfli kelimeler

SERGİ

Bazı kelimelerin anlamları

SERGİ

Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer. Yaygı, kilim. Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü. Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer.

SERGİAĞACI

Yaş keçeyi kurutmak amacıyla askılara asmak için kullanılan, bir araya getirilmiş üç ağaç sırık. (Bor Niğde).

SERGİLEMEK

Bazı şeyleri göstermek, tanıtmak ya da satmak amacıyla herhangi bir biçimde, herkesin görebileceği bir yere yerleştirmek, teşhir etmek. Vermek veya sunmak.

SERGİLENME

Sergilenmek işi.

SERGİCİLİK

Sergici olma durumu.

SERGİLETMEK

Sergileme işini yaptırmak.

SERGİLEYİŞ

Sergileme işi.

SERGİBAŞI

Sergi işleriyle uğraşan görevlilerin başı.

SERGİLEYEBİLME

Sergileyebilmek işi.

SERGİLENMEK

Sergileme işi yapılmak. Verilmek ya da sunulmak. Oynanmak.

SERGİLETME

Sergiletmek işi.

SERGİLEME

Sergilemek işi, teşhir, ekspozisyon.

SERGİHALISI

Odaya serilen halı. (Yenikent Aksaray Niğde).

SERGİLENİŞ

Sergilenme işi.

SERGİKARASI

Gaziantep çevresinde genellikle şarap yapmak için üretilen, sofralık olarak da tüketilen, orta kalın kabuklu, siyah renkli, iri taneli bir tür üzüm.

SERGİLEYEBİLMEK

Sergileme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında SERGİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SERGİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FUAR

Belli zamanlarda, belli yerlerde ticari mal sergilemek amacıyla açılan büyük sergi.

MANKEN

Genellikle modaevlerinde giysileri alıcılara gösterme işiyle görevli kimse, model. Terzilerin, giysi denemek, sergilemek için kullandıkları insan vücudu biçimindeki tahta, mukavva vb. kalıp. Ressam ve heykeltıraşların gerektikçe model olarak kullandıkları, türlü biçimleri alabilen eklemli, çoğunlukla tahtadan yapılmış insan veya hayvan örneği.

PSİKOPAT

Topluma karşıt davranışlar sergileyen kişi.

MÜZE

Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapı.

İŞPORTA

Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi. Açıkta yapılmış olan satış.

PANAYIR

Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazar.

PAVYON

Bir kuruluşun, bir kurumun, bir bahçe içindeki yapılarından her biri. Geceleri geç vakte kadar açık, içkili eğlence yeri. Bir fuarda ürünleri bağımsız sergileme yeri.

EKSPOZE

"Sergilemek, gözler önüne sürmek" anlamındaki ekspoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.

ÇERGİCİ

Pazarlarda sergi açan gezginci esnaf.

GALERİ

Bir yapının birçok bölümünü aynı katta birbirine bağlayan içten veya dıştan yapılmış geniş geçit. Maden ocaklarında açılan yer altı yolu. Otomobil alınıp satılan yer. Sanat eserlerinin veya herhangi bir malın sergilendiği salon.

PSİKOPATİ

Topluma karşıt davranışlar sergileme biçiminde görülen kişilik bozukluğu.

PAZAR

Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer. Rize iline bağlı ilçelerden biri. Belli bir şeyin satıldığı yer. Alışveriş. Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün. Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

MÜZİKAL

Müzikle ilgili. Müzik eşliğinde sergilenen film veya tiyatro oyunu.

EKSPOZİSYON

Sergileme.

PASPARTU

Sergilenmek üzere hazırlanan fotoğraf veya tablonun kenarlarında fon kâğıdı ile oluşturulan, çerçeve ile konu arasındaki boşluk. Gidiş yönü, yol ve yolculuğun yapılacağı mevki hakkında bilgileri kapsayan, özellikle seyahat acenteleri tarafından verilen tren bileti.

GAZİNO

Yemek yenilen, gösteri izlenen, müzik dinlenen, bazen oyun sergilenen eğlence yeri. Büyük kahvehane ve birahane.

SANATEVİ

Sanat eserlerinin üretildiği veya sergilendiği yer.

KÜRATÖR

Müze, kütüphane, sergi, hayvanat bahçesi vb.ni yöneten ve etkinliklerini düzenleyen yetkili kimse.

PODYUM

Genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin veya giysileri sergilemek için mankenlerin çıktıkları merdivenli, yüksekçe yer.

GÖSTERME

Göstermek işi. Teşhir, sergileme.