Kelimeler arşivi içinde; sonunda "semiz" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu semiz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında semiz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde semiz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SEMİZ
Şişman. Eti, yağı çok olan, tavlı.
KİMSEMİZ
Hiç birimiz, bizden hiçbir kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEMİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAVLI
Tavlanmış, tavı olan, tav verilmiş. Semiz, şişman (hayvan).
SEMİZOTU
Semizotugillerden, etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu bir bitki, semizot (Portulaca oleracea).
SEMİRMEK
Besili, yağlı bir duruma gelmek, semizlemek, şişmanlamak.
SEMİZLEŞME
Semizleşmek durumu.
SEMİZLENMEK
Semiz duruma gelmek, semiz olmak.
ETLİK
Kış için etinden kıyma, kavurma, pastırma ve sucuk yapılmış olan semiz hayvan. Buzdolabında et koymak için ayrılmış yer.
SEMİZLENME
Semizlenmek durumu.
SEMİZLEŞMEK
Semiz duruma gelmek.
SEMİZCE
Semiz gibi, semize yakın, semizi andıran.
SEMİZLEME
Semizlemek durumu.
BESİLİ
Semiz, semirtilmiş.
SEMİZLEMEK
Semiz duruma gelmek, semirmek.
GÖDEŞ
Semiz, etli.
SEMİRTMEK
Besili, yağlı bir duruma getirmek, semizletmek.
SEMİZLİK
Semiz olma durumu, tav, semen.
SEMEN
Semizlik. Satım sözleşmesinde alıcının borcu.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
SEMİRME
Semiz duruma gelme.
YAĞLI
Üzerinde ya da içinde yağı olan. Yağı çok olan. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan. Bol ve kolay kazanç sağlayan. Yağla yapılmış. Besili, semiz.
ALAF
Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.