Kelimeler arşivi içinde; sonunda "semere" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu semere ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında semere olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde semere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SEMERE
Yemiş, meyve, ürün. İstenilen sonuç, verim.
MÜSEMERE
Arapça kökenli müsâmere: müsamere; öğrencilerin düzenledikleri sahne oyunları.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEMERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAŞA
Çok renkli, karışık renkli. Zayıf ve çelimsiz at. Ağzı ve burnu beyaz olan at. Beygir, erkek at, iğdiş olmıyan huysuz at. Semere alışmış hayvan. Her kuzuyu emziren koyun. Azgın köpek, boğa, at ve benzerleri. Leş. Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli. Çok süslü, allı pullu. Herkesçe beğenilen, hoş görülen, yakışıklı kimse. İkiyüzlü, ara bozucu, yaltaklık eden. Alçak, engin, basık: Duvar da çok alasaymış. Çok aceleci, her işte acele eden. Yaramaz, hırçın, yaygaracı. Bir çeşit deri hastalığı, çil. Başkalarının çıkarları için çalışan. Sert başlı, huysuz, haşarı (at).
TİNTİN
Hayvan kuyruğunu semere bağlayan ip. Gürültü. Gereksiz işler yapan kişi. Uzun kuyruğunu sürekli sallayan bir çeşit kuş, tarlakuşu. Dinç, canlı. At yürüyüşü, tırıs. Semer eşeğin sırtında iken öne kaymasını önleyen, hayvanın kuyruğu altından geçen kayış, urgan. (Zeyve Söğüt Bilecik).
GASKI
Semer ağaçlarını semere bağlayan ip. (Yalvaç Isparta).
ÇİLTE
Şemsiye teli. Çuval. Semerlerin iki tarafına yük bağlamak için takılan urgan. Urgandan ince, çarık bağından kalın ip. Abadan yapılmış geniş şalvar. Yemenilerin yüz kenarını dikerken kullanılan bir tarafı çatal ağaç. Semere yük vurmak için kullanılan ucu çatallı sopa. Mısır kuruduktan sonra koçanlarından tanelerini ayırmak için kullanılan sopa. Seyrek dokunmuş ince, beyaz astarlık bez. Şilte, minder. Şilte. Semer ipi. (Kamanlar, Çağa Güdül Ankara). Sap urganı. (Üreyil Kütahya). Minder. (Tavşanlı Kütahya; Öveçler Kırkağaç Manisa). Çapıtlardan yapılan yol sergisi. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
TOPDEMİR
Semer otunu semere sıkıştırmak için kullanılan silindirimsi demir. (Senirkent Isparta). Yuvarlak demir.
TİNTİNİPİ
Sağrılığı semere bağlayan iki yan kayış ya da kolan. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).
TİLLE
Parça, lokma, dilim (genellikle et, ekmek, peynir ve benzerleri için). 1.Semere bağlı, üstüne yük sarılan urgan. 2.İp, sicim. Baston, değnek. Et asılan çengel. Dağ ya da ağaç tepesi. Çocuk. Semere yük sarmak için kullanılan urgan. Semere konmuş yükü bağlamakta kullanılan urgan. (Çaltı, Esri, Karaven, Zeyve Söğüt Bilecik; Beyceli Fatsa Ordu). Hayvanları dürterek yürütmekte kullanılan ucu çatallı deynek. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya). At, katır gibi hayvanların bir tarafına yük yüklerken, yükün ağırlık nedeni ile aşağı düşmemesi için, o tarafa dayatılan ucu çatallı deynek. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).
KEÇEÇEKMEK
Semere keçe dikmek. (Senirkent Isparta).
KEÇEBALIĞI
Semere konan keçe parçaları. (Senirkent Isparta).
VERİMLİ
Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr. Çok yazan, velut. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli.
VERİM
Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman. Elde edilen ürün, hizmet vb.yle onu elde etmek için harcanan iş arasındaki oran. Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere.