Kelimeler arşivi içinde; sonunda "semer" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu semer ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında semer olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde semer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SEMER
SEMER
At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç. Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık. Yukaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEMER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATMA
Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.
HAVUT
Deve semeri.
VERİMLİ
Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr. Çok yazan, velut. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli.
SEMERLİ
Semeri olan (yük hayvanı).
PALDIM
Yük ve binek hayvanının, semer veya eyerinin ileri kaymasını önlemek için arka ayaklarının kaba etleri üzerinden geçirilen kayış.
ÇUCU
Semerci.
SEMERLEME
Semerlemek işi.
KÜRTÜN
Yük hayvanlarına vurulan semer, palan. Gümüşhane iline bağlı ilçelerden biri. Rüzgârın etkisiyle kuytu yerlere toplanmış kar yığını.
SEMERSİZ
Semeri olmayan (yük hayvanı).
SEMERLEMEK
Semer vurmak.
KOLAN
At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer. Dokuma, deri, kenevir vb. maddelerden yapılmış olan yassı ve enlice bağ. Yünden veya iplikten yapılmış, üzeri işli ince kuşak.
YUKAÇ
Yer katmanları kıvrımlarının tümsek bölümü, semer, ineç karşıtı.
YAĞIR
Sırt, arka, iki kürek arası. Çoğunlukla bu yerde eyer ve semerin açtığı yara. Atın omuzları arasındaki yer. Kel.
SEMERLENMEK
Semerleme işi yapılmak, semer vurulmak.
SEMERCİLİK
Semercinin işi.
ARKALIK
Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.
VERİM
Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman. Elde edilen ürün, hizmet vb.yle onu elde etmek için harcanan iş arasındaki oran. Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere.
SEMERCİ
Semer yapan veya satan kimse.
SEMERLENME
Semerlenmek işi.
KEFE
Terazi gözlerinden her biri. Semercilerin atların tüylerini parlatmak için kullandığı bir araç türü.